Page 489 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 489

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 7



             Esasen Kur’an-ı Kerîm’de bu yüce kitabın bütün âyetlerinin muhkem
           kılındığını (Hûd 11/1), yine onun müteşâbih olduğunu (Zümer 39/23)
           belirten ifadeler de bulunmaktadır. Fakat buralardaki “ihkâm” (muhkem
           kılma) ve “müteşâbih” kelimelerinin bu âyet-i kerîmedeki anlamlarıyla
           kullanılmadığı açıktır. Genel kabul gören anlayışa göre Kur’an’ın bütü-
           nünü kapsayan “muhkem” nitelemesiyle, onun dil özellikleri ve anlam
           derinliği açısından başka sözlerden üstün olduğuna ve benzerinin ortaya
           konamayacağına dikkat çekilmektedir. Bütününü kapsayan “müteşâbih”
           nitelemesiyle de üslûbundaki çeşitliliğe rağmen bir kısmının diğer kıs-
           mına tercihini imkânsız kılan bir güzelliğe sahip olduğuna, bıkılmadan
           tekrar tekrar okunduğuna, her bir âyetinin iman sahiplerinin gönülle-
           rinde ayrı bir heyecan ve mânevî haz uyandırdığına ve aynı kaynaktan
           geldiğini gösteren bir tutarlılık taşıdığına işaret edilmektedir. Elmalılı
           Hûd sûresinin 1. âyetinde kitabın “âyetleri sağlam kılınmış” (uhkimet
           âyâtuhû) şeklinde nitelenmesinden ve müteşâbihatın da sonuç itiba-
           riyle onun bir parçası olmasından hareketle, buradaki hikmetli üslûpla,
           bütünüyle düşünüldüğünde kitabın tamamının muhkem olduğuna işaret
           edildiğini belirtir. Daha sonra ise “bu hikmete aykırı olarak müteşâbihat
           ümmü’l-kitâb farzedilir de muhkematın müteşâbihatla te’viline gidilirse
           o zaman da hepsinin müteşâbih olacağını ve Zümer sûresinin 23. âyeti
           hükmünün tezahür edeceğini ifade eder (II, 1036-1037). Kanaatimize
           göre bu âyetle Hûd sûresinin 1. âyeti arasında böyle bir bağ kurulabilse bile
           Zümer sûresinin 23. âyetiyle müellifin düşündüğü bağı kurmak isabetli
           olmaz. Çünkü burada hikmete muhalif, yanlış bir yöntem izlenmesinden
           bahsetmekte, gönderme yaptığı âyette ise, –yukarıda belirtildiği üzere–
           Kur’an’a yürekten inanmış kişilerden ve bu kitabın onların gönüllerinde
           uyandırdığı mânevî haz ve heyecandan söz edilmektedir. Zümer sûresinin
           23. âyetinin tefsirinde görüleceği üzere o bağlamda kitabın “müteşâbih”
           olarak nitelenmesi onun kendi içinde uyumlu ve çelişkilerden uzak oldu-
           ğunu anlatmaktadır. Nitekim müellif de Hûd sûresinin 1. âyetiyle Zümer
           sûresinin 23. âyetini karşılaştırırken “... Bu cihetle ‘uhkimet âyâtühû’ ve
           ‘kitâben müteşâbihen’ mütekabil değil birbirinin izahıdır” demektedir
           (II, 1037).
             Bu âyet-i kerîmede muhkem ve müteşâbihle neyin kastedildiği husu-
           sunda tefsirlerde yer alan başlıca görüşleri şöyle özetlemek mümkündür:



                                                                                   491
   484   485   486   487   488   489   490   491   492   493   494