Page 483 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 483

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 5 – 6



           hiçbir bilginin yüce Allah’a gizli kalmayacağı belirtilerek önce O’nun
           “hay” ismine açıklama getirilmiş olmaktadır. Zira böyle bir ilmin varlığı
           ve bu derece kapsamlı olması, daima diri ve ölümsüz olmakla mümkün-
           dür. Diğer taraftan bu açıklama “kayyûm” ismi ile de bağlantılıdır. Çünkü
           kayyûm, “bütün varlıkları yaratan, denetleyen ve görüp gözeten” anlamı-
           na geldiğine göre, bu ismin tecellisi, bütün yaratıkların nitelik ve nicelik
           bakımından ihtiyaçlarını bilmeye bağlıdır. Evrendeki varlıkları temsilen
           insanın yaratılışına değinen 6. âyette de Allah Teâlâ’nın yaratma keyfiye-
           tinde kendi dilemesinin esas olduğu vurgulu bir ifade ile belirtilerek kay-
           yûm isminin asıl tecellisi olan her türlü ihtiyacı karşılayabilme gücüne,
           başka bir anlatımla yüce Allah’ın “mümkinat” çerçevesindeki her şeye
           kadir olduğuna dikkat çekilmektedir.
             Kâinattaki bütün varlıkları ve olayları kapsamak üzere âyette “şey” keli-
           mesi kullanılmıştır. “Yerde ve gökte” ifadesi, varlık ve olayların bulun-
           duğu ve gerçekleştiği tüm mekânları kapsamaktadır. Arz kelimesi “yer-
           küre (dünya)” anlamındadır; sema kelimesi de “yerkürenin dışındaki
           âlemler”i ifade eden bir cins ismidir; böylece söz konusu iki kelimeyle
           bütün evren kastedilmiştir. Şu var ki söze dünya ile başlanmak suretiyle
           uzaklarda bulunan varlık ve olaylara tedricî bir fikrî geçişin sağlanması
           hedeflenmiştir. Çünkü yeryüzündeki varlık ve olayların çoğuna insanların
           çoğunluğu muttali olduğu halde yerkürenin uzağındaki varlık ve olaylar
           hakkında gerek ilgi gerekse bilgi düzeyi daha düşüktür (İbn Âşûr, III, 151).
             Bu âyetten çıkan anlamlarla Hıristiyanlığın temel akîde esasları arasın-
           daki zıt ilişkilerin ve bu inançların çürüklüğünün ince bir üslûpla orta-
           ya konmuş olduğu konusundaki yorumları şöyle özetlemek mümkündür
           (Râzî, VII, 163-165):
             Hıristiyanlar Hz. Îsâ’nın Tanrı olduğunu ileri sürerken, biri gözleme
           diğeri mantıkî muhakemeye dayalı iki tür delil getirirler:

           1. Gözleme Dayalı Deliller
           a) Hz. Îsâ’nın “ilim” (gayb haberlerini bilme) özelliği. Hıristiyanlar Hz.
           Îsâ’nın çevresindeki bazı kişilere meselâ “Sen evinde şunu yedin”, “Sen
           evinde şunu yaptın” gibi haberler vermiş olduğunu dikkate alarak onun
           gaybı bildiğini, dolayısıyla Tanrı olduğunu ileri sürerler.



                                                                                   485
   478   479   480   481   482   483   484   485   486   487   488