Page 478 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 478

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 3 – 4



                   I ve II. yüzyıllara ait olan bu farklı türdeki yazılar ilk kilisenin Mesîh
                 olan Îsâ ile ilgili tecrübe, anlayış ve yorumundan ibarettir. Daha birçok
                 mektup ve kitap bulunduğu halde kilise bunları kendi öğretisi için temel
                 kaynak sayıp kutsal yazılar listesini yukarıda belirtilen yirmi yedi metin-
                 le dondurmuştur. Şu var ki Yeni Ahid’i meydana getiren kitapların kilise
                 tarafından resmen kabul edilmeleri uzun bir süre içinde olmuştur. Yeni
                 Ahid külliyatıyla ilgili ilk liste (canon) çalışması milâttan sonra 150’lerde
                 Marcion tarafından yapılmış, daha sonra değişik kişi ve konsillerce bir-
                 çok liste tesbit edilmiş, nihayet Trente Konsili’nde (1546-1564), kutsal
                 yazıların ilham mahsulü olduğundan şüphe edilmemesi gerektiği vurgu-
                 lanmış; Yeni Ahid’i oluşturan kitaplar bugünkü şekliyle kesinleştirilip
                 resmen kabul ve ilân edilmiştir. Yeni Ahid’i oluşturan yirmi yedi kitap
                 aynı derece muteber sayılmayıp bazıları uzun tartışmalar sonunda listeye
                 alınmıştır. Öte yandan bütün hıristiyanlar tarafından tasvip edilip onay-
                 lanan bir listeden mahrum bulunulan sürede bugün kutsal sayılan kitap-
                 ların yanı sıra apokrif (uydurma) sayılan kitaplar da kullanılmıştır.
                   Hıristiyanlar Kitâb-ı Mukaddes’i meydana getiren yazıların kutsal ruh
                 tarafından ilham edilmiş bulunduğuna, dolayısıyla bunların tamamının
                 Tanrı sözü olduğuna inanırlar. Bir başka anlatımla bunların yazarı Tanrı
                 olup, kutsal metin yazarları sadece O’nun vasıtalarıdır. İlk dönemlerde
                 kutsal yazıların ilâhî kaynaklı olduğu kesin olarak kabul edildiğinden
                 vahiy veya ilhamın mahiyetini tesbite, kutsal yazıların ilham eseri oldu-
                 ğunu ispata gerek görülmemiştir. Fakat değişik âmillerin etkisiyle papa-
                 lığın konuyla ilgili kararları belli bir gelişme göstermiş, özellikle XVIII ve
                 XIX. yüzyıllarda kutsal metinlerin ilâhî kaynaklı ve ilham mahsulü oluşu
                 ciddi anlamda tartışılır hale gelmiştir. XX. yüzyılda bazı fundamentalist
                 mezhepler hariç Kitâb-ı Mukaddes’in yanılmaz olduğu inancı genellikle
                 terkedilmiş, kilise ilk dönemlerde benimsediği kutsal metinlerin tama-
                 mıyla Tanrı tarafından yazdırıldığı inancını bırakarak bunların kutsal
                 metin yazarları eliyle tertip edildiğini, içerik, dil ve üslûp bakımından bu
                 yazarlara ait olduğunu da kabul etmiştir. Dolayısıyla eski telakkiye göre
                 kutsal yazıların harfi harfine semadan geldiği ve yazarlara dikte edildiği
                 kabul edilmekteyken, günümüzde bu yazıların mânalarının vahyedilmiş
                 olduğu fikri benimsenmektedir. Buna göre mesaj ilâhî, ifade ve üslûp ise
                 yazara aittir.



          480
   473   474   475   476   477   478   479   480   481   482   483