Page 479 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 479

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 3 – 4



             İncil kelimesinin aslı Yunanca’da “iyi haber, müjde” anlamına gelen
           evangelion (euaggelion, euangelion) kelimesi olup Latince’ye evange-
           lium, Fransızca’ya évangile olarak geçmiştir. İngilizce’deki karşılığı ise
           gospeldir  (eski  İngilizce’de  godspel).  Hıristiyanlık’taki  vahiy  anlayışı
           İslâmiyet’tekinden farklı olup hıristiyanlar İnciller’in kutsal ruhun ilha-
           mı altında kaleme alındığına inanırlar. Onlara göre Îsâ ilâhî kelâmın
           bedenleşmiş halidir ve ayrıca ona vahiy yoluyla bir kitap verilmemiştir;
           vahyin müşahhas şekli olan Îsâ’nın söz ve fiilleri daha sonra kitaplaştı-
           rılarak İnciller meydana getirilmiştir. Yine hıristiyan telakkisine göre
           Yeni Ahid’de İncil, yazılı bir metni değil Mesîh ve havârilerin bildirdiği
           mesajı ve müjdeyi, şifahî tebliği ifade eder. İncil kelimesi havâriler son-
           rası dönemde II. yüzyıldan itibaren kilise dilinde, önce havârilerin görgü
           şahidi oldukları yazıların, Îsâ’nın hayat ve öğretisine dair dinî bilgileri
           ihtiva eden kitapların içeriğini belirtmek, kurtuluş müjdesini bütünlüğü
           içinde ifade etmek üzere tekil, daha sonra kitapların kendileri için çoğul
           olarak kullanılmıştır. İncil kelimesi bazan Yeni Ahid’in diğer yazıları
           için de kullanılmakla beraber genelde Îsâ’nın hayat ve doktrinini anlatan
           kanonik ve apokrif yazıların adıdır; günümüzde hem hıristiyan mesajını
           hem de Mesîh’in hayat ve öğretisini içeren kitapları ifade etmektedir.
             Hıristiyan inancına göre Hz. Îsâ İncil’i yazmamış, yazdırmamış, sade-
           ce tebliğ etmiş ve havârilerinden de onu tebliğ etmelerini istemiştir. Îsâ
           ve havâriler döneminde (m.s. 70’e kadar) hıristiyanlar Yahudilik’ten
           miras aldıkları kutsal yazılar koleksiyonunu kullanmışlardır. Bu dönem-
           de henüz Yeni Ahid söz konusu değildir. Ancak Hz. Îsâ’nın semaya çıkı-
           şından belli bir süre sonra hıristiyan cemaatlerin çoğalmasına karşılık
           onu görüp dinleyenlerin sayısı azalmaya, ayrıca mesîhî krallık beklen-
           tisi zayıflamaya, Helenistik ve Gnostik etkiler artmaya başlayınca ona ait
           sözlerin yazıya aktarılması zaruret haline gelmiş, böylece çeşitli İnciller
           kaleme  alınmıştır.  Îsâ’nın  semaya  çıkışını  izleyen  kırk  yıl  boyunca
           şifahî rivayet ve gelenekler oluşmuş, bunlar vaaz vb. yollarla korunup
           aktarılmıştır. Muhtemelen bunların bir kısmı bu dönemde yazıya geçi-
           rilmiş, İncil yazarları da bu verilerden yola çıkarak İnciller’ini yazmış-
           lardır. Ancak bunları kaleme alırlarken kendilerine aktarılan rivayet-
           lerle yetinmeyip hitap ettikleri cemaatlerin sorunlarını da kendi bakış
           açılarına göre göz önünde bulundurmuşlardır. Başlangıçta “Havârilerin



                                                                                   481
   474   475   476   477   478   479   480   481   482   483   484