Page 435 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 435
2 / BAKARA SÛRESİ · 275 – 281
devam etmekte olan hikmeti) üzerine şu bilgileri vermekte fayda görü-
yoruz (ayrıntı için bk. Hayreddin Karaman, Mukayeseli İslâm Hukuku, II,
218 vd.): a) Toplum içinde servet sahiplerinin ellerindeki mal hacminin
şişmesi, servetlerine servet katarak daha zengin olmaları ve ekonomiden
idareye kadar her şeyi kontrolleri altına alarak menfaatleri istikametin-
de yönetmeleri vâkıasının temel âmillerinin başında faiz gelmektedir.
Sermayenin kişi, ortaklık veya devlet elinde toplanması için faiz vasıta
ve teşvik faktörü olmaktadır. Âzami menfaat ve kazanca yönelik bulunan
kapitalist ekonomi modelinde sermayeyi ellerinde bulunduranlar, faiz-
cilik yoluyla az verip çok almak, toplumda sunî talep meydana getirmek;
sigara, alkol vb. zararlı malları üretmek, tekel ve karteller kurup reka-
beti önlemek suretiyle –bunları yaptıkları takdirde– topluluğa zararlı
olmaktadırlar. Halbuki sermayeyi toplayıp yatırım ve üretime sevketme-
nin, faiz dışında ve onun zararlarını taşımayan teşvik yöntemleri vardır.
b) Faiz kaynakların tam ve verimli kullanılmasını önleyerek işsizliğe
sebep olmaktadır. Faiz yatırılabilir fonların hem arz hem de talep yön-
lerinden iş alanını sınırlamaktadır. Tasarruf yapanlar, cârî faiz nisbeti-
nin altında kazanç sağlayan ekonomik faaliyetlere katılmayacakları gibi
müteşebbis de daha fazla sermaye temin edebilmek için faiz yüzdesinin
üstünde kazanç getiren yatırımlar arayacak, daha az kazanç getiren yatı-
rımları terkedecektir. Şu halde faiz yatırımları üretimden çekmekte,
Keynes’in deyişiyle “Sermayenin kendine mahsus marjinal verimliliği
faiz nisbetine göre düşürülmektedir.” c) Üretime kendilerinden bir katkı
yapmaksızın paralarının faiziyle yaşayan bir kısım sermaye sahipleri yal-
nızca kendi çıkarlarını düşündükleri için diğer üretim faktörlerinin ve bu
arada yoksul ve dar gelirli tüketicinin zarar görmesine kayıtsız kalmakta-
dırlar. Emekçilerin ve yoksulların yan gözle baktıkları gelir işte bu faiz vb.
gelirlerdir. Öte yandan faizler yükseldikçe maliyete eklenmekte, mali-
yet enflasyonu meydana gelmekte, yoksul ve dar gelirli kesimin geçim
sıkıntısı artmaktadır. Bütün bunlar ekonomik durgunluğa sebep oldu-
ğu, durgunluk da ticaret ve sanayii sarstığı zaman ekonominin kendini
toparlaması güçleşmektedir. d) Dış borçların faizleri, kalkınmakta olan
ülkelerin daha iyi ve çabuk kalkınmalarını engellemekte, giderek onların
ekonomik bağımsızlıklarını gölgelemektedir. e) Yoksulu daha da yoksul-
437

