Page 434 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 434
2 / BAKARA SÛRESİ · 275 – 281
olmayacağı meçhuldür. Şart koşulan faizse (fazlalık) gerçektir, vehim ve
tasavvurda var olana karşı gerçekte var olanı değişmek âdil değildir.”
2. Dünyanın denge ve düzeni ticaret, zenaat, imar, ziraat ve çeşitli mes-
leklerin icrasıyla ayakta durur. Faizcilik yoluyla para kazanmak serbest
bırakılırsa bir kısım insanlar bu kolay ve güvenli yolu tercih eder, riskli
ve meşakkatli işlere girmezler. Bu da fertlere, cemaate ve cemiyete zarar
verir. 3. Faizcilik serbest olduğunda paraya ve mala ihtiyacı olanlar bunu
ancak faiz vererek elde edebilirler. Allah rızâsı için ödünç verme, yardım-
laşma, ihsan ve infak gibi erdemli davranışlar ortadan kalkar. 4. Genel
olarak borçlanan zayıf ve yoksul, borç veren ise güçlü ve zengindir. Güçlü
ve zenginin, yoksul ve zayıftan, verdiğini değil fazlasını alması rahmet ve
merhametle bağdaşmaz, ahlâkî değildir (I, 531).
İbn Âşûr, Râzî’nin ifadesini nakledip genel olarak benimsemiş ve bir
maddesiyle ilgili olarak şu şekilde özetlenebilecek bir açıklama getirmiş-
tir: Faizle para ve mal alan kimse bunu ya şahsî ihtiyacını gidermek ya da
ticaret ve üretime yatırarak para kazanmak için alır. Faizi yasaklayan İslâm
birinci gerekçeyi esas almış, muhtaçların ihtiyaçlarını, onları daha yok-
sul hale getirerek değil, karşılık beklemeden ödünç verme, infak, sadaka,
zekât, kullanmaya verme (iâre) gibi yardım ve yardımlaşma yollarıyla kar-
şılamayı tercih etmiştir. Borçtan faiz almak ilke olarak yardımlaşmaya,
ihsan ve infaka aykırı olduğu için de –borçluların ihtiyaç ve amaçların-
daki farka bakmadan– faizi yasaklamıştır. Ticaret ve yatırım yapmak için
krediye ihtiyacı bulunan kimseleri ise bu ihtiyaçlarını şirket, vadeli alım
satım, selem (mal peşin, ödeme vadeli işlem) gibi yollarla gidermeye sev-
ketmiştir. Müslümanlar tarihte dünyayı yönetirken veya kendi işlerinde
hür ve bağımsız iken faizli işlem yapmıyorlardı. Bu çağlarda servetleri de
diğer toplulukların servetinden az değildi. Dünyanın veya İslâm ülkele-
rinin yönetimi müslüman olmayan milletlerin eline geçince ve bunlar
da ekonomiye faizi sokunca müslümanlar sıkıntıya girdiler. Bugün İslâm
âlimlerinin hem faizden uzak hem de çağın gerektirdiği bankacılık işlem-
lerini yerine getiren çözümler ve işlem şekilleri bulmaları zaruri hale gel-
miştir (III, 85 vd.; IV, 86 vd.).
Çağdaş sosyal ve ekonomik hayatta faizciliğin sebep olduğu zararlar ve
olumsuz sonuçlar (dolayısıyla faizin haram kılınmasının çağımızda da
436

