Page 433 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 433

2 / BAKARA SÛRESİ · 275 – 281



           fazlalıklı peşin satan kimse, halkın ihtiyaç duyduğu gıda maddelerinin
           onlara ulaşmasını engellemiş veya zorlaştırmış olur ki bu da zulümdür.
           Bir gıdaya bugün muhtaç olduğu halde ondan mahrum olan kimseye, ile-
           ride aynı gıdanın daha fazla miktarıyla ödemesi şartıyla onu satmak da
           zulümdür. Çünkü muhtaç, gelecekte o miktarı bulsa bile ona ya kendisi
           veya bir başkası yine muhtaçtır (IV, 90-95).
             Tabâtabâî el-Mîzân isimli tefsirinde Gazzâlî’nin söylediklerini özetle-
           dikten sonra tenkit etmiştir. Bu tenkit içinde bize göre ilgi çekici ve doğru
           görünen kısım şu satırlardır: Gazzâlî’nin, “Bu iki madde doğrudan, ken-
           dilerinden (zâtî kıymetlerinden) kaynaklanan bir rağbet ve talep konu-
           su değildir, başka şeylere yönelik talepten ve rağbetten dolayı –onları
           elde etmeye vasıta oldukları için– kıymetlidirler” sözü gerçeği yansıtmış
           olsaydı bu iki madde, başka malların değerlerini ölçmede de kullanıla-
           mazdı. Çünkü kendi değeri olmayan nesne başka şeylerin değerini tes-
           bitte de kullanılamaz. Nitekim metre de bir ölçü aletidir, kendine mahsus
           uzunluğu bulunmasa onunla başka şeyler de ölçülemez. Altın ve gümüşün
           kendilerinden kaynaklanan bir talep ve rağbet söz konusu olmasaydı bu
           iki madenin birbirine eşit olmaları gerekirdi; halbuki aralarında büyük
           değer farkı vardır... Faizin bütün mallarda haram kılınmasının hikmeti,
           karşılıksız fazlalıktan ibaret olması ve bunu alanların borçlu aleyhine ser-
           vetlerinin artması, giderek yoksulun daha yoksul, zenginin de daha zen-
           gin hale gelmesi ve bunun topluma verdiği zarardır (II, 458 vd.).
             Büyük düşünür ve müfessir Fahreddin er-Râzî’ye göre faizin haram
           kılınması şu hikmetlere dayanmaktadır: 1. Faiz, karşılığı bulunmayan,
           karşılığında bir şey verilmeden alınan maldır. İnsanoğlu ihtiyaçlarını
           malı sayesinde karşılar. Bu sebeple malın önemi, değeri ve dokunulmaz-
           lığı vardır. Karşılığını vermeden kişinin malını almak, mülkiyet hakkının
           dokunulmazlığına aykırıdır ve haramdır.
             “Bir milyon lirası borçluda bir müddet kaldığı için iki milyon alan kim-
           se, bu beklemenin ve ödemeyi ertelemenin bedelini almaktadır. Çünkü
           bu para sahibinin elinde olsaydı belki onunla ticaret yapacak ve para
           kazanacaktı. Paradan borçlu istifade etti, alacaklıya bu istifadenin bedeli
           olan faizi ödedi, bu da normal ve âdildir” denilecek olursa şu cevap verilir:
           “Söz konusu ettiğiniz istifade vehimde ve tasavvurda vardır, gerçekte olup



                                                                                   435
   428   429   430   431   432   433   434   435   436   437   438