Page 432 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 432

2 / BAKARA SÛRESİ · 275 – 281



                 lenecek, sonra çağdaş gelişmelerin ışığında başka bazı gerekçelere işaret
                 edilecektir.
                   Gazzâlî İhyâ’u ulûmi’d-dîn’in “Şükür” bölümünde nimetleri yaratılış ve
                 veriliş amacına uygun kullanmanın gerekli olduğu, uygunsuz kullanma-
                 nın da nimete küfrân mânası taşıdığı konusunu işlerken faizlik (ribevî)
                 malların birer nimet olduğundan hareketle, faizin haram kılınma hük-
                 münün gerekçesini açıklamıştır. Ona göre Allah’ın nimetleri arasında
                 altın ve gümüşü yaratmak da vardır. Bunlar kendilerine ihtiyaç duyul-
                 duğu, insanlar bu iki madenden doğrudan faydalandıkları için değil şu
                 iki amaçla yaratılmışlardır: a) İnsanların ihtiyaç duydukları maddelerin
                 değerini ölçme aracı ve aracısı olsunlar diye; b) İnsanların ihtiyaç duy-
                 dukları ve yaşarken faydalandıkları malları ve hizmetleri elde etmeye
                 vesile (mübâdele aracı) olsunlar diye. Çünkü bu iki madde kendiliğin-
                 den kıymetlidir, ancak bunlar kendileri için değil, başka şeyleri elde
                 etmek için istenir ve elde edilir. Her bir mal diğer mal karşısında değer-
                 li ve matlûp olmayabilir, fakat altın ve gümüş her mala göre değerlidir,
                 her mal ona karşılık olarak verilir. Altın ve gümüşü bu iki yaratılış amacı
                 dışında kullanmak zulümdür, haksızlıktır. Altın ve gümüş biriktirenler,
                 şehrin hâkimini hapsetmişcesine zulüm işlemiş olurlar. Çünkü hâkim
                 nasıl anlaşmazlıkları âdil hükümlerle sonuca bağlıyorsa, nakit de iki mal
                 arasındaki denkliğin ölçüsüne hükmeder. O, belli insanlara mahsus ola-
                 rak değil bütün insanların ellerinde dolaşsın ve vazifesini yapsın diye
                 yaratılmıştır. Altın ve gümüşten kap kacak yapanlar, beldenin yönetici-
                 sini vasıfsız bir elemanın yapacağı işlerde istihdam etmek gibi haksızlık
                 yapmış olurlar. Parayı parayla satarak faizcilik yapanlar nimetin kadri-
                 ni bilmemiş ve zulmetmiş olurlar; çünkü bu takdirde nakit mal yerine
                 konup amacından saptırılmış olur. Mal yerine konunca –satılık mal gibi–
                 biriktirilir, biriktirilince hâkimin ve postacının hapsedilmesine benzer
                 zulümler gerçekleşmiş olur. Diğer faizlik mallar da yiyeceklerdir. Bunlar
                 gıda ve deva olsun diye yaratılmışlardır. İnsanlar ihtiyaç fazlası gıdayı,
                 ihtiyaç duyduğu bir başka malla değiştirebilir, bu mâkul ve meşrûdur,
                 burada amaçtan sapma söz konusu değildir. Muhtaç olduğu yiyeceği aynı-
                 sı karşılığında satmanın mânası yoktur. İhtiyacı bulunmadığı halde yiye-
                 cek maddelerini toplayıp yine ihtiyacı bulunmayan kimseye veresiye veya



          434
   427   428   429   430   431   432   433   434   435   436   437