Page 440 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 440

2 / BAKARA SÛRESİ · 275 – 281



                 276. Birçok insan sadakanın serveti azalttığını, faizin ise servete ser-
                 vet kattığını düşünür ve inanır. Âyet bu düşüncenin isabetli olmadığını,
                 Allah Teâlâ’nın sadaka sebebiyle arttırdığını, faiz sebebiyle eksilttiğini
                 ifade ediyor. Sadakanın artması ve arttırılmasından maksat, sadaka vere-
                 nin servetinin bereketlenmesi ve artması, servetinden hayır görmesi,
                 sadaka sayesinde amel defterinin sevapla dolması, servetin veriliş ama-
                 cını gerçekleştirmesidir. Faizin eksiltilmesi ise rakam ve hacim olarak
                 kabaran servetin bereketinin kalkması, sahibine yaramaması, günahı-
                 nı arttırarak mânevî bakımdan iflâsını hazırlamasıdır. Bu, arttırma ve
                 eksiltmenin fertlerle ilgili olanıdır. Toplum hayatı bakımından arttırma,
                 sadaka ve infakın pek çok sayıda insanın servetten faydalanmasını, refa-
                 hın tabana yayılmasını, kişi başına düşen refah payının artmasını; artan
                 refahın talebi, talebin de üretimi kamçılaması yoluyla ülke zenginliğinin
                 artmasını ifade etmektedir. Faiz ise yoksulluğun yatay ve dikey (yoksulluk
                 derecesi) olarak artması, bundan üretimin olumsuz etkilenmesi, zengin-
                 lerle yoksullar arasındaki uçurumun gittikçe büyümesi sonucunda sosyal
                 patlamaların vuku bulması, fitne ve kargaşa ateşi içinde faizden elde edi-
                 len servetlerin de yanıp kül olması sonuçlarını getirmektedir.

                 277. İslâm’ın istediği insan tipi imanlı, sâlih (iyi, güzel, faydalı) amel
                 sahibi, namazlı, niyazlı, eli açık, farz olan zekât yanında elinden geldi-
                 ğince infak, ihsan ve başka türlü yardımını esirgemeyen insan modelidir.
                 Bunların oluşturduğu topluluk için dünyada korku ve hüzün sebepleri
                 asgariye iner; zengin yoksula merhamet eder, onu korur, derdiyle dertle-
                 nir; yoksul da zengine şükran duyar, onu ve servetini kendisi ve kendisi-
                 ninki gibi korur.


                 278-279. Tövbe edip faizcilikten vazgeçenlerin tahakkuk edip de henüz
                 borçluların ödemediği faizleri almalarına izin verilmemesi, ana para-
                 dan başka bir fazlalığa haklarının bulunmadığının açıkça ortaya konma-
                 sı, ancak böyle yaptıklarında hem haksızlık etmekten hem de haksızlığa
                 uğramaktan kurtulacaklarının bildirilmesi, bazı kimselerin “Faizin azı
                 helâldir, ancak kat kat olanı haramdır” şeklindeki anlayış ve yorumla-
                 rının isabetli olmadığını göstermektedir. Rûm sûresinde herhangi bir
                 faizle artsın diye verilen sermayenin artmayacağı bildirilirken (30/39)



          442
   435   436   437   438   439   440   441   442   443   444   445