Page 444 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 444

2 / BAKARA SÛRESİ · 282 – 283



                         Alışveriş yaptığınızda şahit tutun. Kâtip de şahit de zarar görmesin.
                         Eğer bunu yapar da zarar verirseniz şüphesiz bu sizin yoldan çık-
                         manız demektir. Allah’tan korkun, Allah size öğretiyor, Allah her şeyi
                         hakkıyla bilmektedir. 283. Şayet yolculuk halinde olur ve yazacak bi-
                         rini bulamazsanız, teslim alınmış rehinler (yeterlidir). Birbirinize güve-
                         niyorsanız, kendisine güvenilen borçlu emaneti yerine getirsin ve rabbi
                         olan Allah’tan korksun. Tanıklığı gizlemeyin. Kim onu gizlerse şüphesiz
                         onun kalbi günahkârdır. Allah yaptıklarınızı eksiksiz bilmektedir.



                 Tefsiri
                 282. Toplum hayatının mal ve para borçlanması olmadan yürümediği
                 tecrübeyle sabittir. İnsanlar bu ihtiyacı istismar ederek faizciliğe yönel-
                 mişler, bir müddet sonra ödemek üzere mal veya para talep edenlerden
                 bunu fazlasıyla (faiz) ödemelerini istemişler, bu da birçok olumsuz sonuç
                 doğurmuştur. Bu yüzden faizi haram kılan Kur’an, gerek ödünç almak ve
                 gerekse diğer meşrû akidleri yapmak suretiyle borçlanmayı helâl kılmış,
                 bu hükmü de –faiz yasağı faizsiz borçlanmayı da kapsar zannedilmesin
                 diye– hemen faiz yasağının arkasından beyan etmiştir. Borç ilişkisin-
                 de en önemli mesele onun zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesidir.
                 Bunun sağlanabilmesi için de hem unutmayı hem de inkârı önleyecek
                 tedbirlere ihtiyaç vardır. Yazma, şahit tutma, teminat alma, insanlarda
                 emanet ve sorumluluk duygusunu geliştirme bu tedbirlerin en önemli-
                 leridir. Kur’an-ı Kerîm’in bir sayfa tutan bu en uzun âyetiyle onu takip
                 eden âyet bu tedbirleri açıklamaktadır.
                   İbn Abbas bu âyetin selem (peşin parayla sonradan, meselâ hasat mev-
                 siminde teslim edilecek mal satma) işlemiyle ilgili olarak geldiğini söyle-
                 miştir. Ancak âyetin geliş sebebinin özel olması hükmünün genel olma-
                 sına engel teşkil etmediğini göz önüne alan tefsirciler, haklı olarak bu
                 âyetin bütün vadeli borç ilişkilerini kapsadığını ifade etmişlerdir.
                   “Yazın” emrinin bağlayıcı bir emir (âmir hüküm) olup olmadığı tartı-
                 şılmıştır. Dört mezhebin imamlarının içinde bulunduğu çoğunluğa göre
                 burada, borcu güvence altına almak için öngörülen tedbirleri ihtiva eden
                 emirler tavsiye niteliğindedir, yapılırsa daha iyi olur (mendup) kabilin-
                 den bir hüküm getirmektedir. İbn Atıyye de bu görüşü savunmuştur (I,



          446
   439   440   441   442   443   444   445   446   447   448   449