Page 445 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 445

2 / BAKARA SÛRESİ · 282 – 283



           379). Taberî, Dâvûd ez-Zâhirî, Atâ gibi fıkıhçı ve tefsircilere göre bu emir
           bağlayıcı hüküm getirmektedir, yazmak farzdır, terkeden günahkâr olur.
             “Yazın” emrinden sonra gelen “Bir kâtip yazsın” emri, “Taraflar oku-
           ma yazma biliyorlarsa kendileri yazsınlar ve her biri yazdığını karşı tarafa
           versin; ayrıca hukukî işlem için tanık bulundursunlar. Eğer taraflar oku-
           ma yazma bilmiyorlarsa aralarındaki borcu, yazmayı bilen birisi doğru
           dürüst yazsın” şeklinde anlaşılmış ve yorumlanmıştır. Yazma emri aynı
           zamanda İslâm hukukunda yazının delil olduğuna, yazılı vesikanın ispat
           vasıtası olarak kullanılacağına dayanak kılınmıştır.
             Kendine başvurulan yazıcının borç vesikasını yazmaya mecbur olup
           olmadığı konusunda da farklı görüşler vardır. “Yazması mutlak olarak
           farzdır” diyenler yanında “Farz-ı kifâyedir, vakti müsaitse farzdır” diyen-
           ler de vardır. Hanefî fıkıhçısı Cessâs’a göre yazmanın aslı bile farz olma-
           dığına göre kâtibin yazmasının farz olması düşünülemez. Ancak hakkın
           zayi olmaması için kendilerine yazmayı öğretmesi veya kendi yerine bir
           yazıcıyı göstermesi gereklidir (Ahkâmü’l-Kur’ân, I, 484). Yazma karşı-
           lığında ücret almanın câiz olması da yazmanın hükmüne bağlıdır. Din
           yönünden farz olan amellerden ücret almak câiz değildir, farz olmayan-
           lardan ücret alınabilir. Âyetlerin lafız ve ruhuna bakılırsa, yazma imkâ-
           nı bulunan kimselerin, özellikle başkası bulunmadığında ve hakkın zayi
           olması ihtimali de söz konusu olduğunda yazmaktan geri durmalarının
           câiz olmadığını söylemek isabetli olsa gerektir.
             Yazma ve tanık tutma birbirinin yerine geçmek üzere öngörülmemiş,
           amacı gerçekleştirmeye daha uygun ve yardımcı olacağından ikisi birden
           istenmiştir.
             “Erkeklerinizden” kaydı iki şart getirmektedir: a) Şahitler çocuk olma-
           yacak, ergenlik çağına gelmiş kimselerden olacaktır. b) Gayri müslimler-
           den değil, âyetin muhatabı olan müslümanların erkeklerinden olacaktır.
           Daha çok bu âyetten hareket eden fıkıhçılar, gayri müslimlerin –yolculuk
           halinde iken ölmek üzere olan müminin vasiyetine şahit olmaları dışın-
           da– müslümanlar arasındaki hukukî ilişkilerde şahit olamayacakları,
           şahitliklerinin geçersiz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Bu hükmün
           akıl ve vâkıadan delili de gayri müslimlerin –genel olarak– müslümanla-
           rın hakları konusunda titizlik göstermeyecekleri, onların dürüst olanını



                                                                                   447
   440   441   442   443   444   445   446   447   448   449   450