Page 450 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 450

2 / BAKARA SÛRESİ · 284



                 emanete hıyanet etmesi durumunda ne ile karşılaşacakları da bu âyette
                 bildirilmiş, “Allah her şeyi eksiksiz bilir; çünkü tamamının yaratıcısı,
                 mâliki, yöneticisi O’dur. Şahit bildiğini gizlerse veya eksik söylerse Allah
                 onu da bilir ve gereğini yapar” denilmek istenmiştir. Âyetin bu mânayı
                 ihtiva ettiğinde şüphe bulunmamakla beraber çerçevesini bu kadar daralt-
                 mak hem gereksiz hem de delilsizdir.
                   3. Taberî haklı olarak nesih tezine karşı çıkmış, “Bir âyetin diğerini
                 neshettiğinden söz edebilmek için ikincisinin, birincisiyle her yönden
                 çatışması, aralarında özel-genel, mutlak-kayıtlı gibi ilişkilerin bulunma-
                 ması ve birincinin getirdiğini bütünüyle ikincisinin kaldırması gerekir.
                 Burada böyle bir durum yoktur. Ayrıca günahların ve insanın içinden
                 geçenlerin eksiksiz yazılması da, kulların bunlardan hesaba çekilmesi de
                 cezalandırmayı gerektirmez. Yüce Allah büyük günahlardan kaçınanların
                 küçük günahlarını affedeceğini de bildirmiştir. Allah önce hesaba çekip
                 sonra affederek kullarına lutfunu ve rahmetini bildirir...” demiştir (III,
                 149).
                   İbn Âşûr’un, Müslim şârihleri Mâzerî ve İyâd’dan naklen yaptığı, bizim
                 de özetleyerek sunacağımız şu açıklama, âyet ve hadisleri –biri diğeri-
                 nin hükmüyle çelişip onu kaldırmadan– bir bütün halinde anlama ve
                 değerlendirme bakımından güzel bir örnektir: İnsanın zihninden gelip
                 geçen şey yalnızca bir “hâtır”sa (hayal, tasavvur, doğuş) bundan sorumlu
                 olmayacağında şüphe yoktur. Çünkü buna hâkim olup engellemek kulun
                 elinde değildir. “İnsanların zihinlerinden gelip geçen şeylerden sorumlu
                 olmadıklarını” bildiren hadis bu hâtırla ilgilidir. Eğer hâtır gelip geçme-
                 miş, üzerinde durulmuş, düşünülmüş, niyet ve karar safhasına kadar gel-
                 mişse bunun da konusuna göre şıkları vardır: a) Eğer bunlar iman, inkâr,
                 haset, kin, nefret gibi –tabiatları gereği dışa vurmayan, fiile dönüşmeyen,
                 kalpte ve zihinde kalan– psikolojik haller, duygular ve kararlarsa bunların
                 sorumluluk doğuracağı açıktır. b) Niyet ve kararın konusu “fiil”le ilgili
                 ise, meselâ hırsızlık yapmaya niyet edilmiş, karar verilmiş, sonra bundan,
                 dış etki ve engelleme bulunmadan vazgeçilmişse buna ecir bile verileceği
                 hadiste bildirilmiştir. c) Eğer kötü niyet ve karardan bir dış etki ve engel
                 sebebiyle vazgeçilmiş olursa, o fiili işlemiş gibi cezalandırılma konusun-
                 da birbirine zıt iki görüşvardır (III, 130-131).



          452
   445   446   447   448   449   450   451   452   453   454   455