Page 452 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 452

2 / BAKARA SÛRESİ · 285 – 286



                 Tefsiri
                 285-286. Sûrenin başında Allah’ın iyi kullarının gayb âlemine, doğru
                 yolu göstermek üzere gönderilmiş Kur’an’a ve ondan önce gelen kitapla-
                 ra iman ettikleri, namazı kılıp zekâtı verdikleri, Allah’ın verdiklerinden
                 O’nun rızâsı için harcamalar yaptıkları, bu iman ve güzel ameller saye-
                 sinde Allah rızâsına uygun bir hayat sürüp iki cihan saadetine nâil olduk-
                 ları zikredilmişti. Arkadan tafsilâta geçilmiş, daha önce gelen kitaplar,
                 peygamberler, ümmetler, Allah’ın onlara bahşettiği çeşitli nimetler,
                 nankörlükler, isyanlar anlatılmış, bunlardan ibret alınarak İslâm’ın
                 getirdiği hidayetten sapılmaması pekiştirilerek istenmişti. Bu sûre, hic-
                 retin ilk yıllarında geldiğinde muhatapları büyük ölçüde Allah’ın rızâsına
                 uygun bir hayat yaşıyorlardı. O’nun rızâsı için her şeylerini geride bıra-
                 karak Medine’ye hicret etmiş muhacirlerle onlara her şeyleriyle kucak
                 açmış ensar vardı. Allah Teâlâ sûrenin sonunu getirirken bu kullarına
                 bir mükâfat olmak üzere onlar hakkındaki hükmünü, onların kendi nez-
                 dindeki yer ve değerlerini bildirmek istemiş, böylece ilk müslümanların
                 yolunu izleyecek olanlara da bir dinî hayat dersi, kul ile rabbi arasındaki
                 ilişkiyi kurmanın yolu hakkında bir anahtar vermiştir: Resul ve çevre-
                 sindeki müminlerin imanlarının ve itaatlerinin Allah tarafından tas-
                 dik edilmesi eşsiz bir iltifat, emsalsiz bir saadet vesilesidir. Bu tasdiki
                 takip eden niyaz tâlimi ise kulluk yolundaki iniş çıkışları göstermekte,
                 iyi niyetli kulların istemeden meydana gelen kusurlarını yüce mevlâ-
                 nın bağışlayacağına işaret etmekte, Hz. Peygamber’in ümmetine gelen
                 en son ve kâmil dinin başta gelen özelliklerinden biri olan “kolaylık”
                 temel kuralını dile getirmekte; esasen kulluğun güç olmadığını, çünkü
                 Allah’ın kullarına güçlerini aşan yükümlülükler buyurmadığını açıkça
                 ortaya koymaktadır. Sûrenin başıyla sonu âdeta bir levhanın iki parçası
                 gibi birbirini tamamlamaktadır. Nitekim ümmetin geleneğinde de hem
                 özellikle okunarak hem de levhalaştırılıp itina ile duvarlara asılarak bu
                 özellik hayata geçirilmiştir (peygamberler arasında ayırım yapılmaması-
                 nın anlamı hakkında bk. Bakara 2/136).
                   Allah’ın, kullarını güçlerini aşan fiillerle ve davranışlarla yükümlü kıl-
                 mayacağını ifade eden bu âyet, İslâm düşüncesinde ortaya çıkmış bulu-
                 nan önemli bir tartışmanın çözümüne ışık tutmaktadır. “Allah’ın kulları-



          454
   447   448   449   450   451   452   453   454   455   456   457