Page 457 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 457
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ
umduğunu ifade etmiştir (bk. İbn Hişâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye, II, 222
vd.; İbn Atıyye, I, 396-397; Râzî, VII, 154-155; Elmalılı, II, 1011-1015;
Necran’la ilgili bilgi için bk. A. Moberg, “Necrân”, İA, IX, 165-167).
Necran heyetiyle yapılan tartışmalar vesilesiyle nâzil olan bölümün
1-61, 1-82 ve 1-84. âyetler olduğu yönünde görüşler vardır (bk. Şevkânî,
I, 345; İbn Âşûr, III, 143-144; Elmalılı, II, 1011). Necran heyetinin
Medine’ye hicretin 9. yılında gelmiş olduğu yönündeki yaygın bilgiye
mukabil, İbn Hişâm’ın bu heyet hakkındaki bilgileri tarih vermeksizin
aktarması, Âl-i İmrân sûresinin Medine’de inen ilk sûrelerden olduğu
hususunda âlimler arasında görüş birliğinin bulunması ve sûrenin içe-
rik ve üslûbu bazı müellifleri bu sûresinin ne zaman nâzil olduğu konu-
sunda farklı değerlendirmeler yapmaya sevketmiştir.
İbn Âşûr’un bu konudaki açıklamalarını şöyle özetlemek mümkündür
(III, 143-144, 146): Âl-i İmrân sûresinin Medine’de inen ilk sûreler-
den olduğu ve bazı âyetlerinde Uhud Savaşı’ndan söz edildiği hususunda
âlimler arasında görüş birliği vardır. Enfâl sûresinden önce veya sonra
indiği konusu ise ihtilâflıdır. Fakat Âl-i İmrân sûresinin, Bedir Savaşı
sırasında indiği ittifakla kabul edilen Enfâl sûresinden de önce nâzil
olduğuna dair rivayetin kabulü halinde, bu sûrede Uhud Savaşı’ndan söz
edildiğini ve Bedir’de müslümanların kazandığı zaferin hatırlatıldığını
söylemek mümkün olmayacaktır. Daha önce açıklandığı üzere aynı süre
içinde birden fazla sûrenin inmesi mümkündür ve tefsir kitapların-
da yer alan “Bu sûre filân sûreden sonra inmiştir” şeklindeki ifadeler,
“Bu iki sûreden ilki tamamlanıp sonra diğeri inmeye başladı” anlamında
değil, “Birincinin nüzûlü diğerinin nüzûlünden önce başlamıştır” anla-
mındadır (bu konuda bilgi için ayrıca bk. “Tefsire Giriş” bölümünün “I.
Kur’an-ı Kerîm, D) Şekli ve Üslûbu” başlığı). Necran heyetiyle ilgili bölü-
mün iniş zamanının da bu ölçüye göre değerlendirilmesi uygun olur. Şu
var ki, bu bölümün hicretin 9. yılında inmiş olduğuna dair ifadelerin, bu
yılın “senetü’l-vüfûd” (elçiler yılı) olarak tanınmasından kaynaklandığı
ve Âl-i İmrân sûresinin Medine’de inen ilk sûrelerden olduğu dikkate
alınınca, Necran heyetinin sözü edilen elçiler yılından önce (muhteme-
len hicretin 3. yılında) gelmiş olduğu söylenebilir.
459

