Page 458 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 458
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ
Derveze, Necran heyetinin, müslümanların Bedir Savaşı’nda Kureyş
müşriklerine karşı zafer kazandıkları haberini yerinde tahkik etmek için
–Uhud Savaşı öncesinde– Medine’ye gelmiş olabileceği ihtimali üzerin-
de durur. Aynı müfessir, Ebû Süfyân’ın –Mekke’nin fethinden sonraki
bir zamanda– Hz. Peygamber’in Necran hıristiyanları için yazılı bir belge
düzenlediğine tanıklığı ile ilgili haberin doğru olması halinde ise hicre-
tin 9. yılında başka bir Necran heyetinin daha gelmiş olmasını muhtemel
görür (VIII, 70-71). Abdülhamîd Mahmûd Tahmâz ise bunu zorlanmış
bir yaklaşım olarak değerlendirir ve bir sûrenin âyetlerindeki sıralama-
nın daima nüzûl sebebi ve sırasına göre olmadığı noktasından hareketle
burada Necran heyeti hakkında hicretin 9. yılında inen baş kısmın Uhud
Savaşı hakkındaki orta kısımdan sonra inmiş olduğunu düşünmeye bir
engelin bulunmadığını savunur (et-Tevrât ve’l-İncîl ve’l-Kur’ân fî sûreti Âli
İmrân, s. 9-10).
Âl-i İmrân sûresinin baştan 120. âyetine kadar olan bölümün hicre-
tin ilk yıllarında nâzil olduğunu gösteren bir içeriğe sahip bulunduğuna
işaretle, sûrenin ilk seksen küsur âyetinin Bedir Savaşı’ndan bile önce
nâzil olduğu, muhtemelen Hz. Peygamber’in daha önce inen Âl-i İmrân
âyetlerini Necran heyetine okuduğu için bunu duyan bazı kişilerin bu
âyetlerin o zaman (hicretin 9. yılı) indiğini zannettikleri de ileri sürül-
müştür. Fakat bu görüşün sahibi olan Süleyman Ateş’in konuya ilişkin
açıklamaları kendi içinde tutarlı görünmemektedir. Zira Ateş “hicrî 5.
yıldan sonra Medine’de yahudi kalmadığı” noktasından hareketle “bu
sûrede yahudilerin yerinin bulunmadığı” tarzında ve kendisinin başka
ifadeleriyle bağdaşmayan kesin bir kanaat de ortaya koymaktadır (krş. II,
6, 33, 60, 61, 65, 69, 70, 71, 84, 85; II, 48, 61, 62; II, 29-30; II, 63).
Öte yandan bazı âyetlerin içeriği ile tarihî bilgiler arasında uyum ara-
ma çabasıyla, meselâ 64. âyetin bir Hudeybiye Antlaşması’ndan önce, bir
de Mekke fethinden sonra olmak üzere iki defa inmiş olmasına ihtimal
veren müfessirler de vardır (bk. İbn Kesîr, II, 46).
Kanaatimize göre Âl-i İmrân sûresinde “Ehl-i kitap” olumlu ve olum-
suz yönleriyle geniş bir biçimde ele alınmış, inanç esasları bakımından
hıristiyanlara ağırlık verilmekle beraber birçok yerde yahudilere de atıfta
bulunulmuştur. Özellikle Hz. İbrâhim hakkındaki tartışmaya gönderme
460

