Page 463 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 463
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 3 – 4
Meâli
3-4. O sana kitabı gerçeğin ta kendisi ve öncekileri doğrulayıcı olarak
indirmiştir; daha önce insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ve
İncil’i indirmişti; furkanı da indirdi. Bilinmeli ki Allah’ın âyetlerini inkâr
edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah suçlunun hakkından gelen
mutlak güç sahibidir.
Tefsiri
3-4. Yegâne mâbudun Allah olduğu hakikatinin vurgulanmasını takiben,
bunun tabii bir sonucu olarak ilâhî kitaplar arasında kaynak birliğini
kabul etmenin de kaçınılmaz olduğuna dikkat çekilmektedir.
Buradaki “el-kitâb” kelimesi ile Kur’an-ı Kerîm’in kastedildiği husu-
sunda müfessirler görüş birliği içindedirler (İbn Atıyye, I, 397; bu konu-
daki farklı bir görüşe aşağıda değinilecektir).
“Gerçeğin ta kendisi” diye çevirdiğimiz 3. âyetteki “bi’l-hakkı” kaydı,
Kur’an’ın indirilişinden söz eden birçok âyette yer alır (özellikle bk. İsrâ
17/105). Bu deyimle neyin kastedildiği hususunda değişik açıklamalar
yapılmıştır. Bu açıklamaların belli başlıları şunlardır: Hz. Muhammed’e
gönderilen kitabın doğru haberler verdiği; bütün ifadelerinin hakikati
yansıttığı; –başka delillere ihtiyaç duyurmayacak derecede– Allah katın-
dan geldiğini gösteren delillerle dolu olduğu; çelişkilerden uzak ve tutarlı
açıklamalardan oluştuğu; müjdeleri ve uyarılarıyla yükümlüleri inanç ve
davranışlarda doğru istikamete yönelttiği ve onların yanlış yollara sap-
malarını önlediği; doğruyu eğriyi birbirinden ayırt eden, ciddiye alınması
gerekli bir söz olduğu; Allah’ın yarattıklarından kendisine kulluk etme-
lerini, nimetlerine şükretmelerini ve buyruklarına boyun eğmelerini,
birbirlerine de adalete ve hakkaniyete göre muamele etmelerini isteme
hakkına binaen indirilmiş olduğu.
Kur’an-ı Kerîm’in önceki ilâhî kitapları “doğrulayıcı” (musaddık)
olması vasfı da birçok âyette zikredilir. Bununla tevhid inancının ve hak
dinin Hz. Muhammed’in peygamberliği ile başlamış olmadığı; aksine
İslâmiyet’in, ilâhî takdirin akışı içinde ve yüce Allah’ın “kayyûm” ve “rab”
isimlerinin tecellisi olan kanun çerçevesinde yükseltilip ikmal edilen dinî
öğretilerin doruk noktası olduğu, Resûl-i Ekrem’in de peygamberler zin-
465

