Page 465 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 465

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 3 – 4



           ne kadar bunların geçerliliğinin kabulü, uygunluğun anlamı da Kur’an’da
           bunlara yapılan atıflarla onların aslî şekilleri arasındaki paralelliktir.
             Daha önceki ilâhî bildirimlerin tasdiki çerçevesinde iki büyük kutsal
           kitap Tevrat ve İncil özellikle belirtilmiştir. Ancak bu kitapların “insan-
           lara doğru yolu göstermek üzere” gönderildiğini belirten ifadenin başına
           “daha önce” kaydının konmuş olması ilginçtir. Bundan, önceki kitaplara
           insanlığı kemal noktasına doğru yöneltecek bir hazırlama misyonu yük-
           lenmiş olduğu, ilâhî bildirimin doruğunu temsil eden Kur’an’ın nüzûlün-
           den sonra artık bu kitapların bir bütün halinde “hidayet rehberi” olarak
           görülmemesi gerektiği anlaşılmaktadır (İbn Âşûr, III, 149).
             Tefsirlerde “insanlara doğru yolu göstermek üzere” ifadesinin her üç
           kitabın niteliği ile ilgili olduğu yorumu hâkim olmakla beraber, sonuç iti-
           bariyle önceki kitapların geçerliliklerinin Kur’an’ın onayladığı çerçeve
           ile sınırlı olduğu noktasında görüş ayrılığı yoktur.
             “Ayırt eden” anlamına gelen 4. âyetteki Furkān Kur’an’da yedi defa
           geçer (Bakara 2/53, 185; Âl-i İmrân 3/4; Enfâl 8/29, 41; Enbiyâ 21/48;
           Furkān 25/1). Bir sûreye de ad olan bu kelime, Kur’an’ı, hak ile bâtılı bir-
           birinden ayırt eden diğer ilâhî bildirimleri ve mûcizeleri, hayırla şerri
           birbirinden ayırt etme anlayış, güç ve kabiliyetini, karşıt değerleri bir-
           birinden ayırma ölçüsünü ve Bedir zaferini ifade etmek üzere kullanıl-
           mıştır. Bu âyette furkan ile ne kastedildiği hususunda değişik yorumlar
           yapılmıştır. Tefsir kaynaklarında ağırlık kazanan iki görüşten birincisine
           göre, burada furkandan maksat Kur’an-ı Kerîm’dir. Daha önce “kitap”tan
           söz edilmiş olmakla beraber, diğer kitaplardan sonra Kur’an’ın üstünlü-
           ğünü ve önemini, onun hak ile bâtılı ayırma özelliğini vurgulamak için
           yahut hıristiyanlarla yahudiler arasında Hz. Îsâ’nın durumu hakkında
           ortaya çıkan ihtilâfın çözümünün Kur’an’da bulunduğuna işaret etmek
           üzere furkanın (Kur’an-ı Kerîm) indirildiği tekrar ifade edilmiştir. İkinci
           görüşe göre burada furkanla her üç kitap veya bütün ilâhî kitaplar ve bil-
           dirimler kastedilmiştir. Tefsirlerde çokça zikredilmekle beraber genel-
           likle kabul görmeyen bir anlayışa göre, üç kitabın ayrı ayrı anılmasın-
           dan sonra ayrıca anılan bu furkandan maksat Zebûr’dur. Nitekim Nisâ
           sûresinin 163 ve İsrâ sûresinin 55. âyetlerinde de Cenâb-ı Allah Dâvûd’a
           Zebûr’un verildiğini ifadenin sonuna bırakarak ve ayrı bir cümle ile



                                                                                   467
   460   461   462   463   464   465   466   467   468   469   470