Page 467 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 467

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 3 – 4



           olduğu gibi, kitabı diğer peygamberlere de verilen Tanrı kitabının aslı
           olarak kabul ederken furkanı “onların içeriği” şeklinde ifade etmesi de
           yanlış anlamaya elverişlidir. Bunlar bir yana, belirtilen görüşün bu şekil-
           de dile getirilmesi, gerek Kur’an’daki delillerle gerekse kendisinin baş-
           ka ifadeleriyle bağdaşmamaktadır. Şöyle ki: “Hz. Muhammed’e bütün
           olarak bir kitap” indirilmemiş olması vâkıasından hareketle buradaki
           “kitap” kelimesinin Kur’an-ı Kerîm’e delâlet edemeyeceği ileri sürü-
           lürse, Kur’an’da yer alan ve onun kendisini ifade etmek için kullanmış
           olduğu genellikle kabul edilen “kitap” kelimelerine asla Kur’an-ı Kerîm
           anlamının verilemeyeceği sonucunun da peşinen kabulü gerekir. Oysa
           çok açık bir biçimde Kur’an-ı Kerîm’i ifade etmek üzere kitap kelimesi-
           nin kullanıldığı âyetler bulunmaktadır ve bizzat Ateş de bu anlamı kabul
           etmektedir. Meselâ Ahkaf sûresinin 12. âyetine “Ondan önce de önder ve
           rahmet olarak Mûsâ’nın kitabı vardır. Bu da (şirk ile) kendilerine yazık
           edenleri uyarmak, güzel davrananları müjdelemek için Arap diliyle indi-
           rilmiş, (kendinden önceki kitapları) doğrulayan bir kitaptır” şeklinde
           mâna vermiş ve âyeti tefsir ederken burada “Muhammed’e inen” kitap-
           tan söz edildiğini belirtmiştir (VIII, 367). İşaret edilmelidir ki, burada
           yazarın diğer bazı âyetlerdeki “kitap” kelimesiyle ilgili yaklaşımlarının
           tamamının reddi değil, fikrini yukarıda anılan gerekçeye dayandırma-
           sının tutarlı olmadığını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Yazarı bura-
           da bu yoruma sevkeden sebeplerden birinin de, bu sûrenin 7. âyetinde
           geçen müteşâbihatın peşinde koşanlarla ilgili ifadeyle Hz. Muhammed’in
           ashabı arasında bağ kurulmasını önleme çabası olduğu anlaşılmaktadır.
           Konunun bu yönü ilgili âyette ayrıca ele alınacaktır.
             Âyette, kitap için “tenzîl”, Tevrat ve İncil ile furkan için “inzâl” masdar-
           larından fiil kullanılması farklı şekillerde yorumlanmıştır. Tefsirlerde
           genellikle Kur’an-ı Kerîm’in değişik zamanlarda parça parça, diğer iki
           kutsal kitabın ise bir defada indirildiğine işaret edildiği belirtilirse de
           İbn Âşûr, bütün ilâhî vahiyler gibi Tevrat ve İncil’in de bir defada topluca
           indirilmemiş ve ilâhî bildirimin peygamberlik süresine yayılmış olduğu
           görüşünü tercih eder. Ayrıca tenzîl ile, Kur’an-ı Kerîm’in indirilişinin
           çok geniş zamana yayılmış olduğunun belirtilmiş olabileceği düşünce-
           sinin de Furkan sûresinin 32. âyeti delil getirilerek Ebû Hayyân tarafın-



                                                                                   469
   462   463   464   465   466   467   468   469   470   471   472