Page 266 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 266

2 / BAKARA SÛRESİ · 178 – 179



                   Müctehidlerin çoğuna göre bir kimseyi haksız yere ve kasten öldürenler
                 birden fazla olursa, sayıları ne kadar olursa olsun tamamı kısas cezasına
                 çarptırılır.
                   Mâlikî fıkıhçı Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, 487 (1094) yılında Kudüs’te
                 Mescid-i Aksâ’nın yanında, orayı ziyarete gelen Zevzenî isimli meşhur
                 bir Hanefî fıkıhçısı ile Atâ el-Makdisî isimli yerli bir Şâfiî fıkıhçısı ara-
                 sında –o zamanın âdetine uygun olarak– cereyan eden, bizzat dinlediği ve
                 konumuzla ilgili olup İslâm’da insan hakları anlayışına da ışık tutan bir
                 tartışmayı şöyle nakletmektedir (I, 61-62):
                   (Kudüslü fıkıhçılar Zevzenî’ye, “Kâfiri öldüren müslümanın kısas edi-
                 lip edilmeyeceğini” soruyorlar, o da “Kısas edilir” cevabını veriyor, deli-
                 lini sorunca da konumuz olan âyeti okuyor ve bunun “bütün öldürülenle-
                 ri içine aldığını” söylüyor, bu noktada Atâ delile itiraz ederek tartışmayı
                 başlatıyor).
                   Atâ, “Hocanın ileri sürdüğü delil (âyet) üç noktadan ona delil olmaz”
                 diyerek şu delilleri sıralar: 1. Allah Teâlâ “Size kısas farz kılındı” buyu-
                 rarak birbirine eşit olan müslümanlar arasında kısas hükmünü getiriyor,
                 kâfir müslümana eşit değildir; çünkü hak dini inkâr etmesi onun derece-
                 sini aşağıya düşürmüştür. 2. Âyetin başı ile sonu arasında mâna ilişkisi,
                 bütünlüğü vardır; aslı kâfir olduğu için köle hüre eşit olmayınca, halen
                 kâfir olan kimsenin müslümana eşit olmayacağı âşikârdır. 3. Âyetin
                 devamında “Her kime kardeşi tarafından bir şey bağışlanırsa...” buyuru-
                 luyor. Kâfirle müslüman arasında kardeşlik olamaz; şu halde kâfir âyetin
                 hükmüne dahil değildir.
                   Zevzenî ise ileri sürdüğü delilin sağlam olduğunu, Atâ’nın itirazlarının
                 bunu çürütemediğini şu gerekçelerle savunur: a) Allah Teâlâ’nın cezalan-
                 dırmada eşitliği şart koştuğu yönündeki görüşünüze katılıyorum; ancak
                 “kısas bakımından müslümanla kâfir arasında eşitliğin bulunmadığı”
                 şeklindeki tesbitinizi doğru bulmuyorum. Müslüman gibi, İslâm ülke-
                 sinde yaşayan veya oraya izinli olarak girmiş bulunan gayri müslimlerin
                 de hayatları ebedî olarak dokunulmazdır, bu bakımdan eşitlik vardır.
                 Müslüman gayri müslimin malını çalsa cezalandırılır. Bu hüküm onun
                 canının da dokunulmaz olduğunu gösterir, sahibi dokunulmaz olmasaydı
                 malının da dokunulmazlığı bulunmazdı. b) Âyetin başının mâna bakı-



          268
   261   262   263   264   265   266   267   268   269   270   271