Page 270 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 270
2 / BAKARA SÛRESİ · 180 – 182
edilirse nâdir hale gelen öldürme suçu için farklı cezalar ve tedbirler
düşünülebilir. İslâm, maktulün yakınlarına kısas talebinden vazgeçme
ve diyet isteme hakkı vererek bu kapıyı açmıştır. Yine eğitimin etkisiyle
toplumda, intikam duygu ve talebinin yerini “affın şerefli ve büyüklüğe
yakışan davranış olduğu” şuuru ve anlayışı alırsa veliler kısas yerine
affı tercih edeceklerdir. Bilimsel olarak kısas dışındaki önlem ve
yaptırımların adam öldürme suçunu önlediği veya çok nâdir hale
getirdiği belirleninceye kadar ise kısas cezası seçeneksiz olma özelliğini
koruyacaktır. c) Merhamet ve şefkat güzel duygular olmakla beraber
yerinde kullanılmaz; zulme, hakların çiğnenmesine, insanların can
güvenliğinin ortadan kalkmasına sebep olur, maktulü unutturur, hep
katil lehine işletilirse makbul olmaktan çıkar, zaaf olarak değerlendirilir.
d) Suçun kendi cinsinden bir fiille cezalandırılması eğilimi şahsî ve
nefsânî bir duygu olmaktan çıkar, adalet ve hakkaniyetin gerçekleşmesine
yönelirse, bir eğitim ve suçu önleme aracı olarak değerlendirilirse,
ona kötü gözle bakılamaz. e) Cinayeti akıl ve ruh hastalığına bağlamak
ve cânileri hapishanelere ve idam sehpalarına değil, hastahanelere
göndermeyi önermek aslında cinayeti teşvik etmenin ötesinde bir sonuç
getirmez. Nitekim bugün uzmanların çoğunluğu bu kanaate katılmamış,
cinayeti bir hastalık değil, ceza gerektiren suç saymışlardır. f) Günümüzde
pek çok ülkenin kanunlarında idam cezası vardır. Bu kanunları koyanlar
önemli gördükleri cinayetlerde –suçluyu hapishanede çalıştırarak ondan
istifade etmek yerine– idam etmeyi uygun bulmuş, yaşama hakkını
korumak için zaruri bulmuşlardır. Katilin ekonomik katkısı, insan
hayatını korumaktan (dolayısıyla kısas sayesinde korunacak olan insan
hayatından) daha önemli ve faydalı olamaz.
180 – 182
180
272

