Page 275 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 275
2 / BAKARA SÛRESİ · 183 – 184
limler bunlardır. Yahudiler, ekim ayına rastlayan yılbaşılarından on gün
sonra, gün batımından ertesi günün gün batımına kadar oruç tutarlar,
günahların bağışlandığı gün olarak kabul ettikleri bu farz kılınmış oruç
gününe “kipur” adını verirler. Ayrıca yılın farklı günlerinde tuttukları
başka farz oruç ve nâfile oruçlar da vardır. Hıristiyan şeriatında –Tevrat’ta
olandan başka– bir oruç yoktur. Hz. Îsâ kendisine peygamberlik gelme-
den önce kırk gün oruç tuttuğu için hıristiyan din adamları bunu da ibadet
olarak telakki etmişlerdir (İbn Âşûr, I, 157; Matta, 6/16).
Hz. Peygamber, “Allah’ın en çok sevdiği oruç Dâvûd peygamberin
orucudur. O, bir gün açar (yer), bir gün oruç tutardı” buyurmuştur
(Buhârî, “Savm”, 56; Müslim, “Sıyâm”, 181-202). Bu hadis daha
başka peygamberlerin getirdikleri ilâhî dinlerde de oruç ibadetinin
bulunduğunu göstermektedir.
“Sakınmanız için, sakınasınız diye” ifadesi oruç ibadetinin hikmeti-
ne ışık tutmaktadır. Dinde sakınmak (takvâ, ittikā) günahlarla ilgili bir
sakınmadır, günahlardan uzak durmak, günaha girmemek için çaba gös-
termektir. Kurtulmanın, uzak durmanın yolları ve çareleri bakımından
günahlar ikiye ayrılır: İçki, kumar, hırsızlık, gasp gibi günahlardan kur-
tulmanın yolu ve çaresi –bunların getirdikleri sonuçlar üzerinde– düşün-
mektir. Yasaklama, ceza tehdidi, başkalarının başlarına gelenler, verilen
öğütler üzerinde düşünen insanlar bunlardan uzaklaşabilirler. Bir kısım
yasaklar ve günahlar da vardır ki, bunların sâikleri (iticileri) öfke ve şeh-
vet gibi tabii duygular ve içgüdülerdir. Bunlardan uzaklaşabilmek için
yalnızca üzerinde düşünmek yetmez; itici duygular ve içgüdülerin bas-
kısını azaltacak veya bu baskıya karşı iradenin gücünü arttıracak uygun
araçlarla eğitime ihtiyaç vardır. Oruç bu eğitim için ideal bir yoldur. Oruç
ibadetinin ferdin iradesini güçlendirmesi ve onu günahlardan uzaklaş-
tırması yanında, maddî imkânları yerinde olanları yoksulların, mahrum-
ların halleriyle hallendirmek gibi bir işlevi daha vardır. Yeme, içme ve
cinsel ilişki arzularını istedikleri gibi tatmin edebilenler, bundan mah-
rum olanların durumlarını ancak, aynı şartları yaşayarak anlayabilirler
ve ancak bu yoldan onlara yardımcı olma konusunda daha duyarlı ve aktif
hale gelebilirler. İslâm eğitimcileri bedenin arzularını frenlemenin,
isteklerini doyurma konusunda kısıntıya gitmenin, insana mahsus olup
277

