Page 631 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 631

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 93 – 95



             Allah geçmişte bazı kavimlerin işledikleri kötülükler sebebiyle ceza ola-
           rak veya insanları imtihan etmek maksadıyla daha önce helâl olan bazı
           şeyleri onlara haram kılmıştır. Bu cümleden olarak yahudilerin yaptıkları
           haksızlıklar, insanları Allah yolundan alıkoymaları, faiz ve benzeri konu-
           lardaki bazı yasakları çiğnemeleri yüzünden, önceden mubah olan bazı
           yiyecekler konusunda –onlara mahsus olmak üzere– bazı yasaklar kon-
           muştur (bk. En ‘âm 6/146). Hz. Peygamber dönemindeki yahudiler, ilâhî
           kitaplar arasında neshin söz konusu olmadığını, dolayısıyla yiyeceklerle
           ilgili bu şekilde yeni bir yasaklamadan söz edilemeyeceğini ileri sürmüş-
           ler; böylece Hz. Peygamber’in de yalancı olduğunu ispatlamak istemişler-
           se de âyet son derece açık olup Tevrat’ı da şahit tutmaktadır. Nitekim bu
           yasaklarla ilgili Tevrat’taki âyetlerin üslûbundan da söz konusu yasakla-
           rın Hz. Mûsâ zamanında başlatıldığı anlaşılmaktadır (bk. Levililer, 3/17;
           Tesniye, 14/7 vd.).
             Yahudiler iddialarında ısrar edince yüce Allah, “De ki: Doğru söylüyor-
           sanız Tevrat’ı getirip okuyun!” buyurmuş, böylece onlar da susmak zorun-
           da kalmışlardır. Çünkü Tevrat’ta bu yiyeceklerin önceki peygamberler
           zamanında haram kılındığına dair herhangi bir delil yoktur. Gerçeğin
           açıkça ortaya çıkmasına rağmen hâlâ bâtıl ve haksız bir iddiada inat eden
           yahudileri yüce Allah 94. âyette “Allah’a karşı iftiracılar ve zalimlerin ken-
           dileri” olarak nitelemiştir.


           95. “Allah doğruyu söylemiştir” ifadesi, Kur’an’da anlatılanların Hz.
           Muhammed’in sözü olmayıp Allah kelâmı olduğuna ve yahudilerin yalan
           söylediklerine işaret eder. Çünkü birbirine zıt iki haberden biri doğru
           ise diğeri mutlaka yalandır. Dolayısıyla burada Allah’ın doğru söylediği
           bildirilince yahudilerin yalan söyledikleri kendiliğinden ortaya çıkmış
           olmaktadır.
             “İbrâhim’in  dini”  diye  çevrilen  “milletü  İbrâhîm”  tamlaması,  Hz.
           İbrâhim’e bildirilmiş olan ve bütün peygamberler tarafından benimsenip
           tebliğ edilmiş bulunan ilâhî ve değişmez ilkeleri, mesajları, topyekün bir
           inanç sistemini ifade eder. Bu da Hz. Muhammed’in yeni bir din uydur-
           madığı, aksine ona vahyedilen Kur’an’ın bütün hak dinlerde var olduğu
           halde unutulmuş veya tahrif edilmiş bulunan evrensel ilkeleri içerdiği ve
           bu bakımdan onun geçmiş peygamberlerin bir devamı olduğu fikrini vur-



                                                                                   633
   626   627   628   629   630   631   632   633   634   635   636