Page 634 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 634
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 96 – 97
maktadır. Suriye ile Yemen arasında uzanan kervan yolunun ortasın-
da bulunan Mekke, kuzeyde Filistin, Suriye ve Irak; güneyde Yemen ve
Habeşistan gibi bölgeler arasında yer alması sebebiyle tarihte büyük bir
önem kazanmış ve küçümsenemeyecek bir ticarî şöhrete sahip olmuş-
tur. Müslümanların kıblesi olan Kâbe’nin ve zemzem suyunun burada
bulunması, Hz. Peygamber’in burada doğup büyümüş olması, ilk vahyin
buradaki Hira/Nur dağında gelmeye başlaması ve Hz. Peygamber’in Hz.
Ebû Bekir’le birlikte hicret ederken sığınmış oldukları Sevr mağarası-
nın Mekke civarında bulunması bu şehrin önemini ve kutsiyetini arttırıcı
unsurlardır.
Mekke şehrinin merkezinde yer alan Kâbe’nin, yüce Allah tarafın-
dan müslümanların kıblesi haline getirilmesi sebebiyle yahudilerin
Hz. Peygamber’e karşı gösterdikleri direniş büsbütün şiddetlenmiş-
ti. Yahudiler kıblenin, önceki peygamberlerin kıblesi olan Kudüs’teki
Mescid-i Aksâ’dan Mekke’deki Mescid-i Harâm’a çevrilmesini içlerine
sindirememişler ve her fırsatta Mescid-i Aksâ’nın daha üstün bir mâbed
olduğunu, bu sebeple kıble olmaya daha lâyık bulunduğunu savunmuş-
lardır. Onların bu itirazlarına daha önce Bakara sûresinin 142-145. âyet-
lerinde cevap verilmişti. Ancak yahudiler itiraz ve eleştirilerine devam
ettikleri için burada mesele yeniden gündeme getirilmiş ve Kâbe’nin
yeryüzünde ilk yapılan mâbed olduğu, tevhid inancının ilkelerini yan-
sıttığı ve İsrâiloğulları arasından gelmiş peygamberlerin de atası olan
Hz. İbrâhim’in makamının burada bulunduğu vurgulanmış, dolayısıyla
kıble olmaya daha lâyık olduğuna işaret edilmiştir. Kâbe’yi inşa eden Hz.
İbrâhim Hz. Mûsâ’dan yaklaşık 900 yıl önce yaşamıştır. Mescid-i Aksâ
ise –Kitâb-ı Mukaddes’teki bilgiye göre– Hz. Mûsâ’nın İsrâiloğulları’nı
Mısır’dan çıkarmasından sonra 480-487 yıllarında Hz. Süleyman tara-
fından yapılmış (I. Krallar, 6/1, 37) ve onun krallığı zamanında kıb-
le olmuştur (I. Krallar, 8/29-30). Kur’an-ı Kerîm’de, Beytullah’ın Hz.
İbrâhim tarafından oğlu İsmâil’le birlikte bina edildiği açıkça belirtilir.
Ancak müfessir ve tarihçiler, Hz. İbrâhim’in önceden bulunmayan bir
bina mı yaptığı yoksa daha önce var olup yıkılmış olan Kâbe’yi yeniden
inşa mı ettiği ihtimalleri üzerinde durmuşlar ve bu hususta farklı görüşler
ileri sürmüşlerdir (bk. Bakara 2/127).
636

