Page 635 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 635
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 96 – 97
Kâbe’nin “âlemler için bir hidayet kaynağı” olmasından maksat, bura-
nın Allah’ın birliği (tevhid) inancına dayanan ilâhî dinin ilkelerini yan-
sıtıcı özelliklere sahip olmasıdır. Nitekim bütün müslümanların kıble-
si olması sebebiyle her gün beş vakit namazda dünyanın her tarafından
müslümanların buraya yönelmeleri, İslâm’ın beş şartından biri olan hac
ibadetinin burası ziyaret (tavaf) edilerek yerine getirilmesi, yılın her
mevsiminde yapılan umre ziyaretinin burada gerçekleşmesi, hac ve umre
ziyaretlerinde Allah’ın varlık ve birliğinin, ortaksız, benzersiz ve noksan
sıfatlardan uzak olduğunun vurgulanması ve kemal sıfatlarıyla anılması,
beytin tevhid ve hidayet sembolü olduğunu açıkça göstermektedir.
Kâbe’nin “bereket kaynağı” olması da, yüce Allah’ın bu mâbedi ve yakın
çevresini maddî ve mânevî bereketlerle donatmış olmasıyla açıklanmış-
tır. Burada yapılan ibadetlerin sevabı diğer mâbedlerde yapılanlarınkin-
den daha fazla olduğu gibi (Buhârî, “Fazlü’s-salât fî Mescidi Mekke”, 1, 6)
şartlarına uygun olarak yapılan hac da hacının günahlarının bağışlanması-
na (Nesâî, “Hac”, 4; İbn Mâce, “Menâsik”, 3) ve cennete girmesine vesi-
le olmaktadır (Râzî, VIII, 148). Maddî bereketine gelince, Mekke ziraata
elverişsiz bir vadide kurulmuş olmasına rağmen çeşitli bölgelerde yetişti-
rilen her türlü sebze, meyve ve diğer ürünler buraya bolca getirilmekte ve
burada yaşayanların rızıkları temin edilmektedir. Bugün Mekke’de yakla-
şık 1 milyon nüfus barınmaktadır. Ayrıca her yıl hac mevsiminde 3 milyon
dolayında hacı burayı ziyaret ettiği halde yiyecek içecek bakımından hiçbir
sıkıntı çekilmemektedir. Burada Halîl İbrâhim’in bereketi ve duası vardır
(bk. Bakara 2/126; İbrâhîm 14/37; Kasas 28/57).
97. “Apaçık deliller” anlamına gelen “âyâtün beyyinât” tamlamasını
müfessirler, Hz. İbrâhim’in makamı, buraya girenlerin her türlü teca-
vüzden korunmuş olmaları, gitmeye gücü yetenlerin o evi ziyaret etmele-
ri, Hacerülesved, Safâ ile Merve, Zemzem ve diğer alâmetler gibi mâna-
larla açıklamışlardır (Kurtubî, IV, 139; Reşîd Rızâ, IV, 7 vd.). Bir kısmına
âyetin devamında değinilen bu deliller, Kâbe’nin yeryüzünde yapılmış
ilk mâbed olduğunu gösteren alâmetlerdir. Nitekim Hz. Peygamber’den
binlerce sene önce yaşamış ve peygamberlerin babası olarak bilinen
Hz. İbrâhim’in buradaki makamının bilinmesi ve bu bilginin nesilden
637

