Page 626 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 626
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 84 – 91
bu his onları bazı günahlardan ve kötülüklerden kaçınmaya sevkeder. İşte
âyet Allah’a içtenlikle inanıp hak yola girmedikleri sürece, ruhu inkârdan
arındırmayan bu tür pişmanlıklarının onları kurtaran bir tövbe yerine
geçmeyeceğini haber vermektedir. c) İnkâr bataklığında ısrarla ilerle-
yen bazı insanların yanlış tutum ve davranışları ruhlarını öylesine kuşatır
ki, Kur’an’ın kalbin mühürlenmesi diye ifade ettiği noktaya varırlar; işte
bu durumda tövbeye yönelmek isteseler de psikolojik engeller sebebiy-
le hakkı kabule yanaşmazlar ve kabule lâyık bir tövbede bulunamazlar.
d) Burada maksat yürekten değil sadece sözle tövbe edenlerdir. e) Burada
kastedilenler önceki âyetin kapsamına girdikten, yani inkâra dönüşün-
den ötürü tövbe ettikten sonra tekrar küfre dönenler, kabul edilmeye-
cek olan tövbe de önceki aşamada yapılan tövbedir. Bir başka anlatım-
la tekrar inkârcılığa dönüş daha evvel yapılan tövbeyi iptal etmektedir.
f) Burada “küfür” kelimesi “ölüm”den kinayedir, dolayısıyla tövbelerinin
kabul edilmeyeceği bildirilenlerden maksat kâfir olarak ölenlerdir. g) Bu
âyette kendilerinden söz edilenler küfürlerinde ısrar edip ancak ölümle
yüz yüze gelince tövbeye kalkışanlardır, ki bu tür tövbenin kabul edilme-
yeceği başka bir âyette de açıkça belirtilmiştir (bk. Nisâ 4/18). h) Burada
daha önce zikri geçen Ehl-i kitap’tan söz edilmektedir; “tövbe”den mak-
sat günahlardan tövbedir; âyet onların Resûlullah’ın peygamber olduğu-
nu inkârda ısrar ettikleri sürece günahlardan tövbe etmelerinin bir yarar
sağlamayacağını bildirmektedir (İbn Atıyye, I, 469-471; Zemahşerî, I,
201; Râzî, VIII, 131-132; Kurtubî, IV, 130-131; Reşîd Rızâ, III, 366-369;
tövbe konusunda bk. Nisâ 4/17-18; Furkān 25/70-71). Bize göre bu yorum-
ların ilk ikisi daha makul görünmektedir.
91. İnkâr edip kâfir olarak ölenlerin, fidye olarak (kendilerini kurtar-
mak için) dünya dolusu altın verecek olsalar dahi böyle bir talebin kabul
edilmeyeceği bildirilmektedir. Âhirette dünya malı kalmamış olacağını,
ayrıca altına ve harcanmasına da ihtiyaç duyulmayacağını dikkate alan
müfessirler âyeti daha çok şu iki yaklaşımdan birine göre açıklamışlardır:
a) Bu kimseler dünyada iken çok büyük hayırlar yapmış olsalar ve onların
sevabını karşılık göstererek kendilerini kurtarmak isteseler bile bunun
yararı olmayacaktır, çünkü inkâr üzere ölmeleri onların sevaplarını iptal
etmiştir. b) Bu bir temsildir, burada kurtuluş için verebilecekleri ve bil-
fiil sahip oldukları bir karşılıktan söz edilmemekte, böyle bir imkânla-
628

