Page 623 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 623

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 84 – 91



             Âyetin “bu resulün hak olduğunu gördükten sonra” meâlindeki kıs-
           mında  geçen  “şehidû”  fiilinden  hareketle  bazı  müfessirler  burada
           “şehâdet”in imana atfedildiğini, dolayısıyla bunların farklı şeyler oldu-
           ğunu belirtip, imanın kalple tasdik, şehadetin ise dille ikrar olduğu anla-
           yışına destek sağlamaya çalışırlar (meselâ Râzî, VIII, 128).
             Tefsirlerde âyetin nüzûl sebebiyle ilgili olaylar da zikredilir (meselâ bk.
           İbn Atıyye, I, 468; Zemahşerî, I, 200; Râzî, VIII, 126-127). Bunları rivayet
           edenlerin olayla âyetin ana fikri arasında uygun bir bağ bulunduğu kana-
           atinden hareketle âyetin iniş sebebi olarak aktarmış olmaları da muh-
           temeldir (Reşîd Rızâ, III, 362). Âyetten tereddüde yer bırakmayacak ve
           bütün zamanları kapsayacak şekilde anlaşılan mâna ise şudur: İman etme
           şerefine eriştikten sonra, kendi incelemeleriyle Allah’ın varlığını, birli-
           ğini, kudretini kavradığı ve elçilerinin bildirdiklerinin gerçek olduğunu
           ayan beyan gördüğü halde inkâr yolunu tercih eden kişi, hidayet yolunu
           kendi eliyle kendisine kapatmış demektir. Fakat bu bilinçli tercihi yapan-
           lar, bunun acı âkıbetini de iyi bilmelidirler. İşte 87 ve 88. âyetlerde bunun
           iyice bilinmesini sağlayan bir tasvir yapılmakta, 89. âyette de bu konudaki
           muhasebesini sağlıklı biçimde yapabilenler için bu kapıyı tekrar arala-
           manın yine kendi ellerinde olduğu gösterilmekte, 90-91. âyetlerde ise bu
           tür bir muhasebeye yanaşmayıp inkârı kendileri için bir amaç, bir ideoloji
           haline getirenler ve bu hal üzere dünya hayatını tamamlayanlar için kurtu-
           luş çarelerinin tükenmiş olacağı haber verilmektedir (“hidayet” hakkında
           bk. Bakara 2/2; “irtidâd” ve “mürted” hakkında bk. Bakara 2/217).

           87. “Bütün, hepsi” anlamına gelen ecmaîn kelimesi meâlinde olduğu
           şekilde “insanlar”a bağlanabileceği gibi “Allah, melekler ve insanlar”a
           da bağlanabilir. Bu takdirde mâna şöyle olur: “İşte onların cezası hem
           Allah’ın hem meleklerin hem de insanların lânetine uğramalarıdır.”
           “Bütün insanların lâneti” şeklindeki mânaya, lânetlenenlerle aynı yolda
           bulunanları da lânetleyenler arasına kattığı gerekçesiyle itiraz edilmiş ve
           buna karşı değişik açıklamalar yapılmıştır (meselâ bk. İbn Atıyye, I, 468-
           469; Râzî, VIII, 129; Reşîd Rızâ, III, 365). Kanaatimizce burada tasvir
           edilen inkârcılığın “insan olma” sıfatıyla ve insanlığın mâşerî vicdanıyla
           bağdaşamayacağı vurgulanmaktadır.
             Allah’ın lâneti onları rızâsından ve âhiret nimetlerinden yoksun bıra-
           kıp ağır cezalara çarptırması, meleklerin ve insanların lâneti ise onları



                                                                                   625
   618   619   620   621   622   623   624   625   626   627   628