Page 619 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 619
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 84 – 91
Bu âyette geçen “Oysa göklerdekiler ve yeryüzündekiler isteyerek ya
da istemeyerek hep O’na boyun eğmişlerdir” cümlesiyle ilgili belli başlı
yorumlar şunlardır: a) Yüce Allah’ın dışındaki bütün varlıkların var
olması yahut olmaması mümkündür. Bu mânada olan hiçbir varlık da
O var etmeden var olamaz ve O’nun yok kılması olmadan yok olamaz.
Şu halde Allah’ın dışındakilerin hepsi gerek varlık gerekse yokluk
bakımından O’nun kudretine boyun eğmiş demektir ki bu, teslimiyet
ve boyun eğmenin doruk noktasıdır. Yine bu cümle “vâcibü’l-vücûd”
(varlığı kaçınılmaz ve başkalarının iradesinden bağımsız) yegâne
varlığın Allah Teâlâ olduğunu göstermektedir. b) Hiç kimse O’nun
iradesini aşamaz, herkes isteyerek veya istemeyerek O’nun belirlediği
kader çizgisinin içinde seyretmek zorundadır: Samimi müslümanlar
dinin icaplarını yerine getirirken isteyerek, doğalarının gereği hoş
karşılamadıkları hastalık, fakirlik ve ölüm gibi hususlarda istemeyerek
O’nun iradesine boyun eğmektedirler; inkârcılar ise her hâlükârda
–O’nun kazâ ve kaderinden kaçamadıklarından– istemeyerek O’na
boyun eğmiş olmaktadırlar. c) Müminler isteyerek, kâfirler ise Mü’min
sûresinin 84. âyetinde belirtildiği üzere ölümle yüz yüze gelince kerhen
teslimiyet gösterirler. d) Herkesin boyun eğmesinden maksat bezm-i
elestte (bk. A‘râf 7/172) söz verilmesidir. e) Gönüllü boyun eğme özellikle
göklerdekiler hakkındadır, yeryüzündekilerin ise bir kısmı isteyerek bir
kısmı kerhen teslimiyet gösterirler (İbn Atıyye, I, 466-467; Râzî, VIII,
122-123; Nîsâbûrî, III, 241). Âlûsî bu konuda tasavvuf ehlinden şu yorumu
aktarır: Gönüllü boyun eğme hiçbir kuşku yaşamadan teslimiyeti, kerhen
boyun eğme ise bazı tereddütler yaşadıktan ve ruhî badirelerden geçtikten
sonra teslim olmayı ifade eder; melekler ve yeryüzündeki seçkin kişiler
birinci gruptan, diğerleri ikinci gruptandır (III, 342-343).
84 – 91
621

