Page 618 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 618

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 81 – 83



                 Âyette geçen “resûl” kelimesi bu ihtimale delâlet eder. b) Burada kastedi-
                 len, Allah Teâlâ’nın kendi sıfatlarını önceki peygamberlerin kitaplarında
                 açıklamış olmasıdır. “Musaddıkun li mâ maaküm” ifadesi de bu ihtimale
                 delâlet eder (VIII, 119).
                   Âyette geçen ısr kelimesi sözlükte “ağırlık, ahid, bağ” gibi anlamlara
                 gelir. Kur’an-ı Kerîm’de “ağırlık” anlamında da kullanılmakla beraber
                 (bk. Bakara 2/286; A‘râf 7/157), ifadenin önü ve sonu dikkate alınarak
                 burada kelimeye ahid mânası verilmiştir.
                   “Mîsâk”ın kabul edilip ahdin üstlenilmesiyle ilgili soru-cevap ifadeleri,
                 yukarıda belirtilen iki ana ihtimale göre ya Allah Teâlâ ile peygamber-
                 leri ya da peygamberlerle ümmetleri arasında geçen konuşmalar olarak
                 düşünülmüştür. “O halde şahit olun” cümlesi için de başlıca şu ihtimal-
                 lerden söz edilmiştir: a) Bu ikrarı verenlerin birbirine tanıklık etmesi,
                 b) meleklerin bu konuşmaya tanıklık etmesi, c) elest bezminde (bk. A‘râf
                 7/172) olduğu gibi herkesin kendi verdiği söze şahit olması, d) kimsenin
                 bu mîsâkı bilmediği yönünde mazeret ileri sürememesi için bunun her-
                 kese açıklanması, e) verilen sözden iyice emin olunması, f) peygamber-
                 lerin ümmetlerinden söz almaları ihtimaline göre, onlardan buna şahitlik
                 etmeleri istenmiş olabilir (İbn Atıyye, I, 466-467; Râzî, VIII, 120). Esasen
                 yüce Allah açık veya gizli her şeyi bütün ayrıntılarıyla bildiğine göre, böyle
                 bir tanıklık talep etmesi kuşkusuz O’nun buna olan ihtiyacıyla açıklana-
                 maz; burada bir taraftan O’nun iradesinin eseri olan evrendeki karşılıklı
                 tanıklık ilkesine, diğer taraftan da her türlü itham ve sorumluluğun ispat
                 şartına bağlı olduğuna dikkat çekilmekte ve bunun üzerinde iyice düşü-
                 nülmesi istenmektedir. “Ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim”
                 cümlesi ise bu sözün bağlayıcılığına güç katmak ve bundan dönmekten
                 sakındırmak içindir (Zemahşerî, I, 199).

                 83. “Onlar Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar?” şeklinde tercüme
                 ettiğimiz cümleyi “Onlar Allah’ın dininden başkasını aramaktalar!” diye
                 çevirmek de mümkündür (Râzî, VIII, 121) ve her iki durumda göklerde ve
                 yeryüzündeki bütün varlıklar O’nun kudreti önünde teslimiyet gösterdi-
                 ği halde O’nun dininden yüz çevirip başka kurtuluş yolları aramanın ne
                 kadar yanlış ve beyhude olduğu vurgulanmış olmaktadır.



          620
   613   614   615   616   617   618   619   620   621   622   623