Page 611 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 611

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 78 – 80



           da sabit olabilir (Râzî, VIII, 108). Bu izahta dinî hükümlerin bilinmesi ve
           kaynaklardan çekip çıkarılması açısından İslâmî metodoloji ve termino-
           lojiden yararlanılmışsa da, bunu şu şekilde anlamak uygun olur: Kutsal
           kitaba izâfeten yanlış bilgi veya izlenim vermeleri iki yönde cereyan edi-
           yordu: a) Kitaptaki ifadeleri değiştirme, b) kitabı kendi kişisel arzularına
           ve eğilimlerine göre yorumlama. Kanaatimizce de konu yahudilerin ilâhî
           kelâma sadakatsizliklerini anlatan diğer Kur’an âyetleri ışığında ince-
           lendiğinde, bu iki ifade arasında böyle bir anlam farklılığının bulundu-
           ğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bu ayırım dikkate alındığında, âyette müslü-
           manlara da şöyle bir ikazın bulunduğu düşünülebilir: Ehliyetsiz veya kötü
           niyetli kişilerin gerek hadis uydurmak gerekse nasları keyfî yoruma tâbi
           tutmak suretiyle “Bunlar Allah katındandır” iddiasında bulunabilecekle-
           rine ve dini aslî hüviyetinin dışına çıkarmaya çalışabileceklerine dikkat
           edilmelidir. Nitekim müslümanlar asırlar boyu bu tür menfur çabaların
           acı sonuçlarını görmüş, bunun sıkıntısını yaşamışlardır.
             Bu  iki  ifade  arasındaki  farklılıkla  ilgili  diğer  bir  yorum  da  şöyle-
           dir:  Çarpıtarak  verdikleri  bilgileri,  Tevrat’ı  bilmeyenlere  “Bunlar
           Tevrat’tandır” diye takdim ederlerken, Tevrat hakkında bilgisi olanlara
           da bunların Hz. Mûsâ’dan sonra gelen peygamberlere vahyedilenlerden
           yani yine Allah katından olduğunu söylüyorlardı (Râzî, VIII, 108).


           79-80. Kur’an-ı Kerîm’in birçok âyetinde Allah’ın elçi olarak gönderdiği
           bütün peygamberlerin yalnız Allah’a kulluk etme çağrısıyla görevlendi-
           rildiği, ona şirk koşan ve tanrılık iddiasında bulunanların çok ağır ceza-
           ya çarptırılacakları ısrarla hatırlatılır (meselâ Enbiyâ 21/25-29). İşte bu
           âyetlerde, Ehl-i kitabın ilâhî dinlerin bu ortak özelliğini (Tevrat’tan ve
           İnciller’den bazı ifadeler için bk. 64. âyetin tefsiri) ve hiçbir akıl sahibi-
           nin kavramakta güçlük çekmeyeceği bir gerçeği görmezden gelerek pey-
           gamberlerin tanrılık iddiasında bulunabileceğini düşünmeleri eleştiril-
           mekte ve 64. âyette başlatılan diyalog çağrısına kulak verip bunun için
           hazırlanan fikrî temeller hakkında bizzat kendi kitaplarının öğretileri ve
           kendi etütleri ışığında yeniden kafa yormaları istenmektedir.
             Sözlükte hüküm kelimesi “karar vermek, yönetmek, alıkoymak, engel-
           lemek” gibi anlamlara gelir. Felsefe terimi olarak, iki fikir veya iki durum



                                                                                   613
   606   607   608   609   610   611   612   613   614   615   616