Page 596 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 596

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 64 – 68



                 mayız; onun dininden çıkma anlamına geldiği takdirde ise müslümanlar da
                 onun dinine tâbi addedilemezler. Fakat onlar kendilerini de Hz. İbrâhim’e
                 nisbet etmeye kalkarlarken iki büyük hata yapıyorlardı: Biri Hz. İbrâhim’in
                 “yahudi” veya “hıristiyan” olduğunu söyleyebilecek kadar ileri gitmeleri,
                 diğeri kendi kutsal kitaplarını dahi göz önüne almadan kendi dinleriyle
                 ilgili bir iddia ileri sürmeleri. Zira müslümanların Hz. İbrâhim’e mensu-
                 biyet iddialarıyla yahudilerin ve hıristiyanların bu konudaki iddiaları ara-
                 sında köklü bir fark vardı: Kur’an-ı Kerîm’de Hz. İbrâhim’in öğretilerine
                 (Hanîflik) açık bir gönderme yapılmış ve Hz. Muhammed’in de onun dini
                 üzere olduğu belirtilmiş olmasına karşılık, Tevrat ve İncil’de bu yönde bir
                 atıf yer almıyordu (Râzî, VIII, 87-88; İbn Âşûr, III, 271-274).
                   Bu âyetlerde şu hususlara dikkat çekilerek bir taraftan “münazara”
                 esaslarıyla ilgili uyarılarda bulunulmakta, bir taraftan da karşı tarafı bağ-
                 layan açıklamalar yapmak suretiyle diyalogun sürdürülebileceği bir zemin
                 oluşturulmaktadır:
                   a) Hz. İbrâhim’in Yahudilik veya Hıristiyanlığa nisbet edilerek tartış-
                 manın içine çekilmesi tarihî gerçeklerle bağdaşmaz; çünkü Tevrat’ın da
                 İncil’in de ondan sonra indirildiği ortadadır (Âlûsî, burada tarih bilgisi-
                 nin önemine de bir gönderme bulunduğu kanaatindedir, bk. III, 310-311;
                 “Tevrat” ve “İncil” hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3/3).
                   b) Kişinin, görüş ve yorumlarında yanlışlıklar bulunsa bile, sahip oldu-
                 ğu bilgiler etrafında tartışmaya girmesi kabul edilebilir; fakat hakkında
                 bilgisi olmadığı konularda iddia ortaya atması onaylanamaz. Şu halde
                 Ehl-i kitabın ellerinde mevcut Tevrat ve İnciller’de yer alan bilgilerden
                 hareketle bazı ilâhiyat konularında ileri sürdükleri görüşler enine boyuna
                 ele alınıp tahlil edilebilir ve karşı görüş bu yolla ortaya konabilir (nite-
                 kim yukarıdaki âyetlerde bu yol tutulmuştur). Fakat onların Hz. İbrâhim
                 hakkındaki Kitâb-ı Mukaddes metinlerine ve tarihî verilere dayanmayan
                 iddialarını çürütmek için, bunların dayanaktan yoksun ve sübjektif bir
                 yaklaşım olduğunu hatırlatmak yeterlidir (Kurtubî, bu âyetten, bilgisiz
                 kişiyle tartışmaya girmekten sakınmak gerektiği hükmünü çıkarır, bk.
                 IV, 108).
                   c) Ehl-i kitabın bu konudaki iddiaları sağlam bir bilgiye dayalı olma-
                 dığına göre, vahyin sağladığı bilgiye kulak verilmelidir: Hz. İbrâhim ne



          598
   591   592   593   594   595   596   597   598   599   600   601