Page 600 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 600

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 69 – 74



                 larından soyut biçimdeki kınama ve eleştiri ifadesi bütün Ehl-i kitaba
                 yöneltilmiştir.
                   Âyetin “Ehl-i kitap’tan bir kısmı” diye çevrilen bölümünde yer alan
                 “min” edatının, “onlardan bir kesim”i yani “ileri gelenleri” ve “din
                 adamları kesimi”ni ifade ettiğini veya cins belirtmek üzere “bütün Ehl-i
                 kitap” anlamına açık olduğunu düşünmek –dil bilgisi açısından– müm-
                 künse de (bk. İbn Atıyye, I, 452), âyetlerin önü ve sonu, üçüncü mânaya
                 göre yorum yapmaya elverişli görünmemektedir.
                   69. âyette “keşke” anlamına gelen “lev” kelimesi kullanılarak onların
                 bu arzularının sonuç vermeyen bir yöneliş düzeyinde kaldığı belirtilmiş-
                 tir. Bu sebeple âyete “… istediler ki sizi saptırsınlar şeklinde” mâna veril-
                 miştir. Onların gerçekte kendilerini saptırmış olmaları değişik şekillerde
                 açıklanmış olup bu yorumlardan bazıları şöyledir: a) Başkalarını saptırma
                 niyet ve çabalarından dolayı ağır bir azabı hak etmiş olmakta ve kendi-
                 lerine yazık etmektedirler. Nitekim bir âyette (Nahl 16/25) başkalarını
                 saptırmaya çalışanların kendi kötü fiillerinin günahının yanı sıra baş-
                 kalarına verdikleri zarar sebebiyle katlanmış cezaya çarptırılacakları bil-
                 dirilmiştir. b) Kendilerini hidayet ve hakikat yolundan uzaklaştırarak
                 dalâlet içinde kalmaktadırlar. c) Müminleri saptırma çabaları sonuç ver-
                 meyince hüsrana ve hayal kırıklığına uğramaktadırlar (Râzî, VIII, 90-91).
                 M. Reşîd Rızâ bunlardan sonuncu yorumun âyetteki “farkına varmıyor-
                 lar” açıklaması ile bağdaşmadığına dikkat çeker (III, 332).


                 70-71. İlk âyette Ehl-i kitap bilginlerinin gerçeği bile bile inkâr edip
                 dalâlet içinde kalmaları eleştirilirken, ikinci âyette de başkalarını yanıl-
                 tıcı bir çaba içine girmeleri kınanmaktadır. Âyetten başkalarını yanılt-
                 ma çabasının iki yönde yürütüldüğü anlaşılmaktadır: Hakkı bâtıla karış-
                 tırma ve gerçeği gizleme. Hakkı bâtılla örtmenin nasıl gerçekleştirildiği
                 hususunda sahâbe ve tâbiîn ile sonraki bazı müfessirlerden şu yorumlar
                 nakledilmiştir: a) Tevrat’ı tahrif ediyorlar ve ilâhî kelâmla kendi uydur-
                 duklarını birbirine karıştırıyorlardı. b) Müminlerin içine kuşku düşür-
                 mek amacıyla sabahleyin İslâm’a girdiklerini, akşamleyin de İslâm’dan
                 çıktıklarını açıklıyorlardı. c) Tevrat’ta yer alan Hz. Muhammed ile alâkalı
                 açık (muhkem) ve kapalı (müteşâbih) âyetleri birbirine karıştırıp fikir



          602
   595   596   597   598   599   600   601   602   603   604   605