Page 602 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 602
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 69 – 74
müminlere karşı komplo düzenleyenlerin Ehl-i kitap olduğu âyette
belirtilmekle beraber, bunlar arasından hangi kesimin kastedildiği ve
komplonun biçimi tasrih edilmemiş, bu hususlar konuya ilişkin rivayet-
ler ışığında farklı şekillerde açıklanmıştır (meselâ bk. Taberî, III, 311-
312; Kurtubî, IV, 111).
Bu konudaki rivayetlerin ve açıklamaların büyük çoğunluğunun ortak
noktası, Ehl-i kitap’tan özellikle dinî konularda bilgili oldukları kabul edi-
len bir kesiminin kendi aralarında şöyle bir mutabakat sağlamış oldukları-
dır: İçlerinden bazıları, Hz. Muhammed’in getirdiği mesaja sırf inatların-
dan ötürü karşı çıkmadıkları, aksine objektif bir yaklaşım içinde oldukları
izlenimini vermek üzere zaman zaman onun bildirdiklerini onaylayan bir
tavır takınıp kısa bir süre sonra da bunları inkâr yönüne gidecekler ya da
onun bildirdiklerinin bir kısmını tasdik edip bir kısmını inkâr edecekler,
böylece Kur’an etrafında bir kuşku çemberi oluşturup hem kendi çevre-
lerinin bu mesaja iltifat etmesini önlemiş hem de inancı henüz çok kuv-
vetli olmayan müminlerin hak yoldan dönmelerini sağlamış olacaklardı.
Muhammed Esed, Ebû Bekir el-Esamm’ın burada Kur’an’ın bir kısmı-
nı tasdik edip bir kısmını inkâr etme şeklinde bir şaşırtma planının söz
konusu olduğu görüşünden de destek alarak, “günün başında vahyedi-
len” ifadesini “Kur’an’ın ilk vahyedilen bölümü” şeklinde yorumlamakta
ve “sonundaki” anlamına gelen “âhırahû” ifadesine de “daha sonra gelen
(Kur’an’ın sonraki kısımları)” şeklinde mâna vermektedir (I, 103).
Tefsirlerde yaygın olan bilgi, burada “Ehl-i kitap” ile özellikle yahudi-
lerin ve yahudi din adamlarının kastedildiği şeklindedir. Hatta İbn Âşûr
bu bilgiyi teyit için, önceki âyetlerde kendileriyle tartışmaya girilenlerden
söz edildiği sanılmasın diye “Ehl-i kitap’tan bir kısmı” dendiğini belir-
tir (III, 278). Süleyman Ateş ise sûrenin nüzûlü hakkında bilgi verilirken
değinildiği üzere, bu sûrenin birçok âyetinde yahudilerden söz edildi-
ğini kabul ettiği halde, sûrenin Bedir Savaşı’ndan da önce nâzil olduğu
kanaatini savunmuş olmanın (II, 6) etkisiyle yer yer farklı görüşler ileri
sürmektedir. Nitekim 69-74. âyetleri tefsir ederken, başlangıçta bun-
ların yahudiler hakkında olduğunu belirten rivayet ve yorumları esas
alıp, “Bütün bu rivayetler ve âyetlerin bizzat kendileri, yahudilerin, Hz.
Muhammed’in peygamber olduğunu bildiklerini, ancak haset yüzünden
İslâma girmediklerini gösterir” (II, 61) dediği halde, daha sonra bu riva-
604

