Page 605 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 605
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 75 – 77
77. Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle satanlara
gelince, işte onların âhirette hiç nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah
onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarma-
yacaktır. Onlar için elem veren bir azap vardır.
Tefsiri
75. Önceki âyetlerde Ehl-i kitabın müslümanların inanç hayatını sars-
mayı hedefleyen, dolayısıyla taraflar arasında diyalog kurulmasına engel
teşkil eden davranışlarına değinilmişti. Bu bölümde ise onların beşerî
ilişkiler alanındaki bazı olumsuz davranışlarına ve bunları nasıl yanlış
bir temele dayandırmaya çalıştıklarına yer verilmektedir.
Âyette Ehl-i kitap arasında emanete riayet hususunda birbirine tama-
men zıt iki anlayış ve uygulamanın görüldüğü bildirilirken, önce ahlâkî
erdemlere bağlılığını koruyanların davranışına dikkat çekilerek iyilerin
davranışı öne çıkarılmaktadır.
Burada genel olarak Ehl-i kitap’tan söz edilmekle beraber, bu âyetle
devamındaki âyetler tarihî bilgilerin ve hadîs-i şeriflerin ışığında ince-
lendiğinde, özellikle kutsal kitaplarındaki ifade ve hükümleri çarpıtarak
takdim eden yahudilerin kastedildiği anlaşılmaktadır. Bazı yahudi din
adamları, yahudilerin kendi dinlerinden olmayanlara karşı yapacakla-
rı haksızlıklardan ötürü sorumlu olmayacakları yorumunu yaymışlardı.
İşte 75. âyette, bu anlayışın bir uzantısı olarak Ehl-i kitap’tan bir kesi-
min, kutsal bir kitapları bulunmayan Araplar’a “ümmîler” diyerek onla-
rı hafife alıp mallarını haklı bir gerekçe olmaksızın yiyebilecekleri ve
bu yüzden de hiçbir veballerinin olmayacağı iddiasında bulundukları-
na işaret edilmektedir. Her iki davranış biçiminin hayret anlamı içeren
cümle yapısı içinde ifade edilmiş olduğunu belirten İbn Âşûr, bunlardan
birincisini “Kendi çevrelerinde emanete hıyaneti meşrû sayan bir anla-
yış hâkim olmasına rağmen dürüstlükten ayrılmayan insanlar da var!”
şeklinde, ikincisini “Allah’ın kitabına tâbi olduklarını iddia ettikleri
halde emanete hıyaneti ahlâka uygun sayabilen kişiler de var!” şeklinde
açıklar (III, 285).
Bir yoruma göre yahudiler bu sözü mutlak biçimde değil müslüman olan
Araplar’ı kastederek söylüyorlardı. Bazı yahudiler Câhiliye dönemin-
607

