Page 591 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 591
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 64 – 68
yapılıp bu konudaki tartışmalara 62. âyette belirtilen “mübâhele”ye davet
ile son verildikten sonra burada asıl amaca geçilmektedir.
Âyetten anlaşıldığına göre daha önce geçen açıklamalar, taraflar ara-
sında çekişmenin derinleştirilmesi ve kuru bir münazara yapılması gibi
bir amaç taşımamakta, aksine diyalog engellerini kaldırıp yahut azaltıp
ortak bir alanda buluşmayı hedeflemektedir.
Âyet-i kerîmede geçen “ehlü’l-kitap” tamlaması ile: a) Necran hıristi-
yanlarının, b) Medine yahudilerinin, c) hem yahudi hem hıristiyanların
birlikte kastedildiğine dair görüşler vardır. Âyetin nüzûl sebebine göre
tercih belirten müfessirler bulunmakla beraber, Hz. Peygamber’in Bizans
İmparatoru Heraklius’a yolladığı ve bu âyete de yer verdiği İslâm’a davet
mektubundaki üslûptan (bk. Şevkânî, I, 443; Muhammed Hamîdullah, s.
109, vesika nr. 26), bu âyette aslî şekliyle tevhid inancına dayalı din men-
suplarına genel bir çağrının bulunduğu anlaşılmaktadır (Ehl-i kitap tabi-
ri hakkında bk. Bakara 2/105).
Taraflar arasında mevcut ortak noktaların belirginleştirilmesinden
hareketle kurulacak diyalogun sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için,
karşılıklı saygı esasına riayet edilmesi, sübjektif üslûp ve tavırlardan kaçı-
nılması gerekir. İşte âyet-i kerîme bu konuda müminler için çok güzel bir
örnek ortaya koymakta, muhatapları Allah’ın kitabına ehil sayan gönül
alıcı ve nazik bir hitapla söze başlanarak onlara değer verilmesi gerekti-
ğine işaret etmektedir (Râzî, VIII, 85-86). Kur’an-ı Kerîm’in başka bir
âyetinde de Ehl-i kitap’la yapılacak tartışmada ve onların yanlış tutumla-
rına karşı verilecek mücadelede –kural olarak– en güzel yolun izlenmesi
istenmiş (Ankebût 29/46), yine bazı âyetlerde onların içinde Kur’an’ın
tasvip ettiği imana sahip insanlar bulunduğuna dikkat çekilmiştir (Âl-i
İmrân 3/110, 113, 199). Öte yandan Rûm sûresinde hıristiyanların ateşpe-
restlere karşı zafer kazanacakları haber verildikten sonra müslümanların
bundan sevinç duyacakları ifadesi kullanılmıştır (Rûm 30/3-4). Âyetin
sonunda, müteakip âyetlerde ve Kur’an-ı Kerîm’in başka sûrelerinde-
ki birçok âyette Ehl-i kitabı mahkûm eden ifadeler bulunmakla beraber
bunların sübjektif bir tavrı yansıtmadığı, bilâkis fikirlerin billûrlaştı-
rılmasına ve muhatabın kendi kendini sorgulamasını sağlamaya yönelik
olduğu görülmektedir. Bu sûrenin 119. âyetindeki sert ifade ise, müslü-
593

