Page 587 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 587
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 59 – 63
bir husustur. Beşikteki çocukluk döneminden yetişkinlik çağına kadar
pek çok insan özellikle İsrâiloğulları onu görmüş, onunla konuşmuş, kimi
sevmiş, kimi sevmemiş, ama sevsin-sevmesin hepsi yalanlanamayacak
bir ifade birliği içinde bu “insan”ın yaşadığına tanıklık etmişlerdir. 2. Hz.
Îsâ’nın “İbn Meryem” olduğu, yani Hz. Meryem’den doğduğu da muhkem
bir husustur. Tabii ki bu birincisi ile aynı türden bir müşahede değildir.
Fakat kabul edilegelen âdetler çerçevesinde herhangi bir şahsın anne-
sinden doğmasına ilişkin bilgiyi sağlayan delil ne ise bu Hz. Îsâ için de
böyledir. 3. Hz. Meryem’in bir erkekle cinsel ilişkide bulunmaksızın Hz.
Îsâ’nın onun rahminde yaratılmış olması ise, gerçekte imkân dışı sayı-
lamayacak fakat örnekleri görülmediğinden istisnaî, yadırganabilen ve
münferit bir olaydır, bu sebeple müteşâbih bir vâkıadır. İşte bu âyet-i
kerîmede bu olay, akıl sahiplerinin nazarında kesin olarak sabit bulunan
muhkem bir örneğe, aslî bir maddeye, ezel ve ebedde doğruluğu kuşku
götürmez bir kanuna bağlanarak gerçek te’vili gösterilmiştir. Dolayısıyla
Îsâ insanlığın atası Âdem’e diğer âdemoğullarından daha fazla benzerlik
taşıyıp dururken “böyle insan olmaz, olamaz” diye inkâr etmek veya ezel-
den ebede hiçbir benzeri bulunma ihtimali olmayan mutlak irade ve güç
sahibi Allah Teâlâ’ya benzetmeye kalkıp çelişkilere düşmek yahut seviye-
siz örneklere bağlayarak iftira yoluna sapmak için hiçbir bilimsel zorun-
luluk yoktur (II, 1121-1125).
Âyet-i kerîmede “ol” emrinden sonraki merhale için geçmiş zaman fiili
kullanılmayıp geniş zaman fiilinin kullanılması Âdem’in oluşum şekli-
nin göz önüne getirilmesi içindir. Bu gibi durumlarda (meselâ Fâtır 35/9)
muzâri fiiline başka türlü mâna verilmesi isabetli olmaz (İbn Âşûr, III,
264). Bu sebeple meâlinde âyete “Sonra ona ‘ol’ dedi ve oluverdi” şeklin-
de mâna verilmiştir.
61. Resûlullah’tan, Hz. Îsâ hakkında anılan hakikatleri kabul etmemekte
direnmeleri halinde karşı tarafı (Necran heyetindekileri) lânetleşmeye
çağırması istendiğinden, bu âyet “mübâhele âyeti” diye anılır.
Sûrenin başında “nüzûlü” kısmında açıklandığı üzere Necran heye-
tindekiler Hz. Îsâ ile ilgili inançlarının tutarsız olduğu ortaya konması-
na rağmen demagoji yoluyla haklılık iddia etmeye devam edince, yüce
589

