Page 525 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 525

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 21 – 22



           yorlardı; yine gerek Mekke müşrikleri gerekse Medine’deki yahudiler Hz.
           Muhammed’i öldürmeyi şiddetle arzuluyorlardı.
             Âyette anılan üç özelliğin birbiriyle bağlantısını şöyle açıklamak müm-
           kündür: Hak ve adalet duygusunu yitiren kişi gerçeği ve doğruyu aramak
           yerine kendi düşünce, saplantı, hırs ve menfaatlerine uymayan her şeyi
           ortadan kaldırmaya yönelir, güneşi balçıkla sıvamaya kalkışır. Bu yol öyle
           bir bataklıktır ki, hareket edeni daha çok dibe çeker. Nitekim hakikatlere
           karşı durmakta ve menfaatlerini her şeyin üstünde tutmakta direnen yahu-
           diler bu taşkınlıkta o kadar ileri gitmişlerdi ki, kendilerini aydınlatmak,
           yanlışlarını düzeltmek ve mutluluk yolunu göstermek üzere gönderilmiş
           peygamberleri bile öldürmekte tereddüt göstermemişler, kendilerini
           iman ehli, hatta dindar gibi göstermeye çalışsalar da Allah’ın âyetlerini,
           elçilerini, mûcizelerini inkâr ettikleri ve hakikatleri örtbas etmeye çalış-
           tıkları için küfre girmişler ve elîm azabı hak etmişlerdi. Yahudilerin çok
           sayıda peygamberin canına kıydığına dair bilgiler Kitâb-ı Mukaddes’te de
           yer almaktadır (meselâ bk. I. Krallar, 18/4 vd.; Matta, 14/10).
             Âyette yahudilerin bu azabı hak etmelerinin sebebi açıklanarak, Hz.
           Muhammed’in tebliğ ettiği hakikatler karşısında inatla direnen ve içle-
           rinden iman yolunu seçenlere baskı uygulayan, onları ve Hz. Peygamber’i
           ortadan kaldırarak menfaatlerini güvence altına alabileceklerini düşü-
           nen bütün inkârcılar sert bir dille uyarılmaktadır. Bakara sûresinin 61
           ve 91. âyetlerinde münhasıran yahudilerden söz edilirken sadece “pey-
           gamberleri öldürme” suçuna değinildiği halde bu âyette ayrıca “adalet
           isteyen insanları öldürme” fiilinin anılıp kötülenmesi, sûrenin özellikle
           hıristiyanları diyaloga çağıran bir içerik taşımasıyla irtibatlandırılabilir.
           Çünkü diyalogun ön şartı peşin fikirle hüküm vermeden karşı tarafı din-
           leyebilmektir. Adalet isteyen yani tarafsız davranılması talebinde bulu-
           nan insanları dinlemek şöyle dursun, onları imha etmeyi bile düşünen
           bir muhatabın diyalog sürecine razı olması düşünülemez. Bu zihniyetin ve
           tutumun tabii bir sonucu, peygamberlerin katledilmesini de onaylamak
           ve peygamberlerin uyardıkları konulara ilişkin delilleri göz ardı ederek
           Allah’ın âyetlerini inkâr etmektir.
             Günümüzde insan hakları konusuna özel emek veren çevrelerin, ülke-
           lerin saygınlığını bu konudaki duyarlılıklarına göre ölçen bir kamuoyu-



                                                                                   527
   520   521   522   523   524   525   526   527   528   529   530