Page 517 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 517
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 18 – 20
“Eshâr”, “sehr” ve “suhr” şeklinde de okunan “seher” kelime-
sinin çoğuludur. Seher şafaktan (fecir) önceki vakti ifade eder. Hz.
Peygamber’in gecenin son bölümünü özellikle fecirden önceki zaman
dilimini ibadet, dua ve istiğfarla geçirmeyi tavsiye eden hadisleri bulun-
maktadır (bk. Buhârî, “Daavât”, 14; “Vitr”, 1, 2; Tirmizî, “Tefsîr”, 16/1).
Gerek âyet-i kerîmeden gerekse işaret edilen hadislerden, karanlıkların
aydınlığa dönüştüğü, aynı zamanda uykunun en tatlı olduğu bu vakitte
gafletten uzak olup kendini yoğun biçimde ibadete vermenin ve Allah’a
yakarışta bulunmanın ayrı bir değere sahip olduğu anlaşılmaktadır. İbn
Abbas’tan bu âyette geçen “seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dile-
yenler” ifadesiyle sabah namazını kılanların kastedildiği rivayet edilmiş
olup (Râzî, VII, 202), Arap dilinde seher kelimesinin fecirden sonrası-
nı da içine alır biçimde kullanıldığını gösteren şiirler bulunması (İbn
Atıyye, I, 412) bu anlayışı destekler niteliktedir. Öte yandan Muhammed
Esed, Kur’an’ın affedilmek için ibadete başvurmayı günün belli bir vak-
tine bağlamış olması anlayışının pek mâkul görünmediğini ileri sürmek-
te ve “seher” veya “suhur” kelimesinin “kalbin nüvesi, özü”, “kalbin en
iç, derunî kesimi” veya sadece “kalp” anlamına da geldiğine işaret ede-
rek âyetin bu kısmına “bütün kalpleriyle af dileyenler” mânasını vermeyi
tercih etmektedir (I, 91).
18 – 20
18
19
519

