Page 516 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 516
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 15 – 17
Âyetin sonunda “Allah kullarını tam mânasıyla görmektedir” buyuru-
larak, Allah’ın kulların bütün yaptıklarını ve aynı zamanda bu davranış-
larıyla neyi amaçladıklarını yani hem dış dünyaya yansıyan fiillerini hem
de kalplerinde gizlediklerini en ince ayrıntılarıyla bildiğine dikkat çekil-
miş, âhiret hayatındaki ödüllerin ve bunlardan da önemlisi yüce mev-
lânın hoşnutluğunun kazanılmasının gelişigüzel bir beklenti olmaması
gerektiğine, bütün eylemlerin ve bunlara yön veren niyetlerin her şeyi
eksiksiz gören ve bilen ulu yaratanın değerlendirmesine göre bir sonucu
(ödül veya ceza) olacağına işaret edilmiştir (“Allah’ın hoşnutluğu” anla-
mına gelen “rıdvân” hakkında bk. Tevbe 9/72).
16-17. Bu âyetlerde önceki âyette anılan takvâ sahiplerinin, ebediyet âle-
minin güzelliklerine lâyık olan kulların özelliklerine açıklık getirilmek-
tedir.
Ahlâk ve tasavvufun temel kavramlarından olan sabır “acıya katlanma,
sıkıntıya göğüs germe; insanın kendisini, aklın ve dinin yapılmasını
gerekli gördüğü işleri yapmaya veya yapılmasını yasakladığı, uygun bul-
madığı davranışlardan uzak durmaya zorlaması, Allah’a tevekkül ede-
rek O’ndan gelen sıkıntılara katlanma, kişinin hayırlı amacına ulaşma
yönündeki direnci” gibi anlamlarda kullanılır (bu konuda bilgi için bk.
Bakara 2/45, 153).
“Sâdıkūn”, “doğruluktan ayrılmayan, dürüst kişiler” demektir. İslâm
ahlâkçıları bu erdemli davranışı ifade eden sıdk terimi üzerinde önemle
durmuşlar, buna âyet ve hadislerin ışığında geniş açıklamalar getirmiş-
lerdir (bk. Bakara 2/177).
“Huzurda boyun bükenler”diye çevrilen “kānitûn” kelimesi, “itaat
edenler, Allah’a ihlâsla kulluk edenler, huşû içinde olanlar” gibi mânala-
ra da gelir (ayrıca bk. Bakara 2/116, 238).
“Münfikūn”, “harcayanlar, imkânlarını Allah yolunda sarfedenler”
demektir (infak hakkında bilgi için bk. Bakara 2/254 vd.).
“Müstağfirûn”, “yarlığanma, bağışlanma dileğinde bulunanlar” demek-
tir. Kur’an-ı Kerîm’de ve Hz. Peygamber’in hadislerinde yüce Allah’ın
bağışlamasının ne kadar geniş olduğuna sık sık değinilir, insanlar günah-
lardan “istiğfar” etmeye ve O’nun engin bağışından asla ümit kesmemeye
çağrılır (özellikle bk. Zümer 39/53).
518

