Page 512 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 512

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 14



                 kılınan sevgi ve arzular değil, arzulanan şeyler yani kadınlar, ... ve ekin-
                 lerdir. İbarenin “şunlar süslü gösterildi, insanlar da onlara aşırı sevgiyle
                 bağlandılar” şeklinde tertip edilmeyip “züyyine” (süslü gösterildi) fiili-
                 ne “hub” (sevgi) kelimesinin sözde özne kılınması Kur’an’ın “îcâz” (özlü
                 anlatım) özelliğinden kaynaklanmaktadır (İbn Âşûr, III, 179). Kelâm
                 bilginlerine göre âyet, sevgiyle (hub) nefsî eğilimlerin farklı olduğunu
                 göstermektedir. Çünkü bunlar birbirine isim tamlaması yapılmıştır;
                 tamlayanla tamlanan farklı şeylerdir. Nefsî meyil Allah’ın fiili, sevgi kul-
                 ların fiilidir (Râzî, VII, 195; konunun kelâm alanıyla ilgili yönüne aşağıda
                 değinilecektir).
                   Âyette insanlar için cazip kılınan dünyevî haz ve nimetlerin belli baş-
                 lıları her biri geniş kapsama sahip olan şu altı maddede özetlenmiştir:
                 1. Karşı cinse duyulan ilgi, 2. soyunun devam etmesi arzusu, 3. serma-
                 ye sahibi olma isteği, 4. kendi dışındaki varlıklara hükmetme, beğeni
                 kazanma (makam, mevki ve şöhret sahibi olma) ve hoşça vakit geçirme-
                 nin verdiği zevk, 5. hayvanî besinler ve hayvanlardan elde edilen ürünler,
                 6. bitkisel besinler ve bitkilerden elde edilen ürünler.
                   Esasen bunlar toplumlara, zamana ve mekâna göre fazla değişkenlik
                 taşımayan, insanın doğasına yerleştirilmiş (cibillî) arzulardır (İbn Âşûr,
                 III, 180-181). Her ne kadar âyette karşı cinse duyulan ilgiyi ifade için
                 “kadınlar”dan, soyun devam arzusunu ifade için “oğullar”dan söz edil-
                 mişse de, bunların gerek insanlık tarihi boyunca bilinegelen telakkiler-
                 den ötürü gerekse fıtrî sebeplerle aynı tür içinde ön plana çıkan ve tutku
                 anlamını vurgulamada kendi grubunu en iyi temsil eden örnekler oldu-
                 ğu söylenebilir. Nitekim diğer gruplarda da malı temsilen her türlü mala
                 sahip olma imkânını veren çok miktarda altın ve gümüş; başka varlıklara
                 hükmetme, başkalarının beğenisini kazanma, makam, mevki ve şöhret
                 sahibi olma, sürat merakı ve eğlenme için özel yetiştirilmiş, cins atlar;
                 hayvanlardan elde edilen ihtiyaç maddelerini temsilen sağmal hayvanlar;
                 bitkisel ihtiyaç maddelerini belirtmek üzere de ekinler zikredilmiştir.
                 Âyette “erkekler için süslü gösterildi” değil “insanlar için süslü gösteril-
                 di” (“züyyine li’n-nâs”) denmiş olması da bunu teyit etmektedir. Kaldı ki
                 “oğullar” anlamına gelen “benûn” kelimesi Kur’an’da erkek çocuklar ve
                 fürû mânasında kullanıldığı gibi, her iki cinsi kapsayacak şekilde çocuk-
                 lar anlamında da kullanılmıştır (meselâ bk. Abese 80/36).



          514
   507   508   509   510   511   512   513   514   515   516   517