Page 509 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 509
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 12 – 13
lardan Mekke müşrikleri ancak Mekke’nin fethine kadar mukavemet-
lerini sürdürebilmişler, Medine’deki yahudi kabileleri ise müslüman-
larla yaptıkları antlaşmaları ihlâl durumlarına göre değişik muamelelere
tâbi tutulmuşlar ve Resûlullah’ın dünya hayatına veda etmesinden önce
bu kabilelerin Medine ve çevresindeki etkili konumları son bulmuş-
tur. Kur’an’da yer alan ve karşılaşılacak başka bir mağlûbiyet haberi
Bizanslılar hakkındadır (bk. Rûm 30/1-3).
Âyette dünya hayatında tevhid inancına karşı tavır göstermede birle-
şen inkârcıların âhirette de cehenneme sürülme ve hep birlikte çok çetin
azaplarla dolu bir ortamı paylaşma noktasında birleşecekleri bildirilmiş
olmaktadır.
13. Tefsir kaynaklarında bu âyette geçen “iki grup”tan maksadın Bedir
Savaşı’nda karşı karşıya gelen müslümanlarla Mekke müşrikleri olduğu
belirtilir. Hatta Râzî müfessirlerin bu yorum üzerinde görüş birliği içinde
olduklarını yazmaktadır (VII, 189). Bununla birlikte müfessirler, karşı
tarafı kendilerinin iki katı olarak görenlerin gerek müslüman gerekse
müşrik taraf olabileceği yönünde izahlar yapmışlardır. Yine, “iki kat”tan
maksadın ne olduğu hususunda farklı açıklamalar yapılmıştır. Öte yan-
dan “onları görüyorlardı” anlamına gelen “yeravnehüm” cümlesinin
“onları görüyordunuz” demek olan “teravnehüm” şeklindeki okunuşunu
dikkate alan müfessirler, burada hitap edilenlerin müşrikler veya müş-
riklerle birlikte yahudiler olabileceğini belirtmişlerdir.
Bu husustaki bilgilerin ve tartışmaların Bedir Savaşı hakkında daha
geniş tasvirler içeren Enfâl sûresindeki âyetlerle bağlantısı bulunduğun-
dan bu konunun Enfâl sûresinin ilgili âyetleriyle birlikte değerlendiril-
mesi gerekir (bk. Enfâl 8/5-12, 41-44). Burada şu kadarını belirtmekte
yarar görüyoruz: Müfessirler bu âyette “gören” tarafın müşrikler, “görü-
len” tarafın müminler olduğu, yani müşriklerin müminleri olduklarının
iki katı veya kendi sayılarının iki misli gördükleri yorumunu daha kuvvet-
li bulmakta ve Enfâl sûresinin 44. âyetindeki “az gösterme” ifadesini de
savaşın aşamalarına göre açıklayıp iki âyet arasında çelişki bulunmadığına
dikkat çekmektedirler (meselâ İbn Atıyye, I, 407; Râzî, VII, 191; Şevkânî,
I, 357-358). Buna karşılık âyette işaret edilen olayın, Bakara sûresinde
anlatılan Tâlût ve Câlût olayı olduğu da ileri sürülmüştür. Fakat bu görü-
511

