Page 508 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 508
3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 12 – 13
Müşriklerle ilgili rivayetlerden birine göre, bu âyet inince Hz.
Peygamber Bedir Savaşı günü müşriklere mağlûp olacaklarını ve âhirette
cehenneme sevkedileceklerini bildirmiştir. Diğer bir rivayete göre Bedir
Savaşı’nı takiben Ebû Süfyân’ın bir topluluk oluşturması üzerine bu âyet
indirilmiştir (Hâzin, I, 464). Müteakip âyette tasvir edilen olayı (Bedir
Savaşı) bizzat müşahede edenlerin Mekke müşrikleri olduğu ve “terav-
nehüm” (onları görüyordunuz) şeklindeki kıraat dikkate alınınca, burada
kendilerine hitap edilen kâfirlerin de onlar olduğu anlaşılmaktadır (İbn
Âşûr, III, 175).
Âyetin Medine’deki yahudiler hakkında inmiş olduğunu gösteren riva-
yetlerden birine göre Bedir Savaşı’ndan sonra Benî Kaynuka yahudileri
ahitlerini bozup ileri geri konuşmaya ve kıskançlıklarını dışa vurmaya
başladılar. Bunun üzerine Hz. Peygamber onları toplayıp Kureyş’in başı-
na gelenlerin kendilerinin başına gelmeden müslüman olmalarını öner-
di. Onlar, “Ey Muhammed! Savaş bilmeyen bir grup Kureyşli’yi öldürmüş
olman seni aldatmasın. Bizimle karşı karşıya gelirsen savaşmanın nasıl
olduğunu görürsün” şeklinde karşılık verdiler. Bunun üzerine bu âyet
indi (Ebû Dâvûd, “Harâc”, 22; Elmalılı, VII, 4860). Bu konudaki diğer bir
rivayete göre Bedir Savaşı’nda müslümanların muzaffer olduğunu gören
yahudiler, “Bu Hz. Mûsâ’nın Tevrat’ta bize haber verdiği ümmî peygam-
berin ta kendisi” dediler. Bazıları ise bu konuda aceleci davranılmama-
sını önerdi. Uhud’daki başarısızlık üzerine de “Demek ki bu o değilmiş”
deyip müslüman olmaya yanaşmadılar. Kâ‘b b. Eşref kumandasında alt-
mış süvari Hz. Peygamber’le aralarındaki antlaşmayı bozup müşriklerle iş
birliği yapmak üzere Mekke’ye hareket etti. Bunun üzerine yüce Allah bu
âyeti indirdi (Taberî, III, 191-192; Râzî, VII, 187). Öte yandan âyetin, kim
oldukları bildirilmeyen muayyen bir kâfirler grubu hakkında indirildiği
de rivayet edilmiştir (Râzî, VII, 188).
Bir görüşe göre de, burada Hz. Muhammed’den çağdaşı olan bütün
inkârcılara bu hakikati vurgulu biçimde duyurması istenmektedir (İbn
Atıyye, I, 406).
“Yakında mağlûp olacaksınız” ifadesi yakın gelecekte karşılaşılacak
bir olayı haber vermekte ve Kur’an-ı Kerîm’in mûcizevî özelliklerinden
birini ortaya koymaktadır. Nitekim kısa bir süre sonra İslâm mesajının
yayılmasına karşı direnen inkârcılar kesin bir yenilgiye uğramışlar, bun-
510

