Page 500 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 500

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 7



                 3/8; Tevbe 9/117; Ahzâb 33/10; Sâd 38/63; Necm 53/17; Saf 61/5) ve “emri-
                 mizden” cümlesinin yüklemi olarak da bir yerde (Sebe’ 34/12) kullanıl-
                 mıştır (kalp konusunda bilgi için bk. Bakara 2/74; A‘râf 7/179).
                   Fitne sözlükte “bir şeye aşırı düşkün olma” anlamına gelir; bu mâna-
                 dan hareketle kelimeye daha birçok anlam verilmiştir. Kur’an-ı Kerîm’de
                 otuz dört yerde (değişik türevleriyle altmış yerde) geçen bu kelime, gerek
                 Kur’an ve hadislerde gerekse İslâmî ilimlerin değişik dallarında kale-
                 me alınan eserlerde zengin içerikli bir kavram olarak kullanılmıştır (bk.
                 Bakara 2/191-192). Bu âyette, kargaşa çıkarma, başkalarını saptırmaya
                 çalışma, bazı sapkın fikirleri insanlara şirin gösterip onlara bağlanmala-
                 rını sağlama anlamlarında kullanıldığı genellikle kabul edilir.
                   Te’vîl sözlükte “döndürmek, çevirmek, varacağı yere vardırmak, aslî
                 durumuna döndürmek, eksiltmek, sonuç, âkıbet, ceza” gibi anlamlara
                 gelir. Söz hakkında kullanıldığında onu varacağı mânaya, kendisiyle amaç-
                 lanan anlama ulaştırmak, yani yorumlamak kastedilir. Kurân-ı Kerim’de
                 te’vil kelimesi on beş âyette on yedi defa geçmekte ve buradaki mânası-
                 nın (“sözü açıklama” anlamı) yanı sıra, “sonuç” (meselâ Nisâ 4/59), “rüya
                 tabir etme” (bk. Yûsuf 12/36-37), “olayın iç yüzünü haber verme” (bk.
                 Kehf 18/78, 82) gibi mânalarda kullanılmaktadır. Te’vil ve tefsir terimle-
                 rinin içeriği konusunda görüş birliği yoktur. Bazı bilginler her ikisini aynı
                 mânada kullanırken, bazıları tefsiri kesin delile dayalı açıklama, te’vili ise
                 muhtemel anlamlardan birini tercih etme mânasında kullanmışlardır. Bir
                 izaha göre de tefsir daha çok lafızlarda, te’vil ise mânalarda söz konusu-
                 dur. İslâmî ilimler terminolojisinde te’vil bir nassı, özellikle Kur’an’daki
                 bir ifadeyi, ikna edici bir delile dayanarak zâhir (ilk anlaşılan) mânasının
                 dışında muhtemel mânalardan birine çekmek demektir. M. Reşîd Rızâ,
                 Kur’an’ın hiçbir yerinde te’vil kelimesinin sonradan oluşan bu terim
                 anlamıyla kullanılmadığına ve bu âyetteki te’vilin anılan terim anlamıyla
                 izahının Bâtıniyye ve onun kollarına mensup kişilerin sapkın yorumları-
                 na kapı aralama tehlikesine dikkat çeker (III, 172 vd.; ayrıca bk. “Tefsire
                 Giriş” bölümünün “II. Tefsir, A) Tefsir ve Te’vilin Tanımları” başlığı).
                   Bu âyet-i kerîmede te’vil kelimesi iki defa geçmekte ve bunların fark-
                 lı anlamlarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Çünkü birincisi kötü niyetli
                 (kalplerinde eğrilik bulunan), kargaşa meydana getirmek (fitne çıkarmak)



          502
   495   496   497   498   499   500   501   502   503   504   505