Page 499 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 499

3 / ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ · 7



           görünmediği husus, “kitap”la Kur’an’dan başka kutsal kitapların, “ilimde
           derinleşmiş kişiler” ifadesiyle münhasıran Ehl-i kitap âlimlerinin kaste-
           dilmiş olduğu iddiasıdır (Ehl-i kitap âlimlerinin bu istidlâlleri hakkın-
           da 5 ve 6. âyetlerin tefsiri esnasında bilgi verilmiştir. Bunlardan başka
           Necran heyetindeki hıristiyanların Kur’an-ı Kerîm’de Allah’ın kendisin-
           den söz ederken –“biz hükmettik” gibi– çoğul fiil kullanılmasından hare-
           ketle çarpık bir yorum yaptıkları olayına da tefsir kaynaklarında yer veri-
           lir). Bir de yazarın, kitap kelimesine Kur’an-ı Kerîm anlamı verildiğinde
           bundan sahâbe-i kirâmın –âyette tasvir edildiği şekilde– müteşâbihlerin
           peşinde koşmakta oldukları gibi bir mâna çıkacağını düşünüp bu yersiz
           endişeye binaen, Hz. Âişe’den nakledilen ve Buhârî dahil muteber hadis
           kitaplarında yer alan şu hadisi –başka bir delile dayanmaksızın ve bir çır-
           pıda– uydurma hadisler arasına katıvermesinin (II, 12, 15) bilimsel bir
           yaklaşım olmadığı kanaatindeyiz: “Resûlullah ‘huvellezî enzele aleyke’l-
           kitâbe...’ âyetini okuyup şöyle buyurdu: Kur’an’ın müteşâbihinin ardına
           düşenleri görürseniz bilin ki Allah’ın kitabında kastettiği kişiler onlar-
           dır; onlardan sakının” (Buhârî, “Tefsiru sûreti Âl-i İmrân”, 1; Ebû Dâvûd,
           “Sünnet”, 2). Oysa burada gerek Resûlullah’ın hayatında müşriklerin ve
           münafıkların yaptıkları gerekse kıyamete kadar kalplerinde kötü niyet
           taşıyanların yapacakları çarpık yorumların kastedildiğini dikkate almak
           yeterli olur, ayrıca sahâbe ile ilgili zorlanmış bir yoruma gerek kalmazdı.
             Âyet-i kerîmede yer alan ve sözlükte “kitabın anası” anlamına gelen
           “ümmü’l-kitâb” tamlaması Kur’an-ı Kerîm’de üç yerde geçmektedir.
           Üm kelimesinin sözlük anlamları ve ifadenin akışı dikkate alınarak bu
           âyette ümmü’l-kitâb tamlamasına “kitabın aslı, esası, temeli” gibi mâna-
           lar verilmiştir. Şevkânî bu kapsamdaki ifadelerin Kur’an’a aykırı düşen
           mânaların tesbitinde başvuru kaynağı olma özelliğine işaret eder (I, 349).
           Diğer iki yerde geçen ümmü’l-kitâb tabiri ise özel bir anlama sahiptir
           (bk. Ra‘d 13/39; Zuhruf 43/4).
             Âyetin “kalplerinde eğrilik bulunanlar” diye çevrilen kısmında geçen
           zeyğ kelimesi sözlükte “eğilme, eğilim gösterme, eğrilme, amaçtan sap-
           ma, kayma” gibi anlamlara gelir. Kur’an-ı Kerîm’de bu kökten türetilmiş
           fiiller, –çoğul şekliyle– “kalp” ve –hem tekil hem çoğul şekliyle– “ basar”
           (görme duyusu ve basiret) kelimelerine bağlı olarak altı yerde (Âl-i İmrân



                                                                                   501
   494   495   496   497   498   499   500   501   502   503   504