Page 45 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 45
GİRİŞ
Osmanlı döneminde yaşayan mutasavvıflar da selefleri gibi Kur’an’ın
tamamına veya bir kısmına çok sayıda işârî tefsir yazmışlardır. Bunların
en kapsamlısı ve en çok ilgi göreni, İsmâil Hakkı Bursevî’nin Rûhu’l-beyân
isimli eseridir (işârî tefsir hakkında daha geniş bilgi için bk. Süleyman
Ateş, İşârî Tefsîr Okulu, Ankara 1974; Süleyman Uludağ, “İşârî Tefsir”, DİA,
XXIII, 424-428).
5. Konulara göre tefsir
Önceki asırlarda Kur’an’ın yalnızca nüzûl sebeplerine, nâsih-mensuh
olan âyetlerine, fıkhî hükümlere kaynaklık eden âyetlerine mahsus kitap-
lar (bu mânada tefsirler) yazılmıştır. Çağımızda bunlara ek olarak “adalet
ve zulüm, münafıklık, Ehl-i kitap” gibi bir konu seçilmek, bunlarla ilgili
âyetleri derleyip düzenledikten sonra açıklamak suretiyle konulu tefsir-
ler (et-tefsîrü’l-mevzûî) yazılmaktadır. Mekke’de yaşayan Suriyeli âlim
Hasan Habenneke el-Meydânî’nin Zâhiratü’n-nifâk isimli iki ciltlik ese-
rini burada örnek olarak zikredebiliriz.
6. Terkip ve tahlile dayalı (sistematik) tefsir
Belli bir konudaki âyetlerin derlenip bir düzene göre açıklanması şek-
lindeki konulu tefsirlerden farklı bir tefsir örneği de Fazlurrahman’ın
Ana Konularıyla Kur’an adlı kitabında yaptığı gibi terkip ve tahlile daya-
nan tefsirdir. Bu tip çalışmaların amacı, “Kur’an’ın temel fikirlerini ve
doktrinlerini sistemli bir şekilde sunup Allah, tabiat, insan ve hayat gibi
konulardaki görüşlerini sergilemektir.”
E) Bu tefsir
Kur’an Yolu adını taşıyan bizim çalışmamız, yukarıda tanıtılan çeşit-
ler içinde daha çok “mushaf tertibine göre yapılmış bulunan dirayet
tefsirleri”ne benzemektedir.
“Dilimizde tercüme ve telif olarak hazırlanmış birçok tefsir varken bir
yenisine neden ihtiyaç duyuldu?” şeklindeki haklı soruya aşağıda madde-
47

