Page 402 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 402

2 / BAKARA SÛRESİ · 256 – 257



                 ye kabul etmemiş, onları ya müslüman olma ya da savaşı ve ölümü göze
                 alma seçenekleriyle karşı karşıya bırakmıştır. Şu halde “Dinde zorlama
                 yoktur” âyetinin hükmü kaldırılmıştır. Hükmü kaldıran ise başka âyet-
                 lerde (meselâ bk. Tevbe 9/73, 123; Tahrîm 66/9; Fetih 48/16) “müslüman
                 oluncaya kadar kâfirlerle savaşılmasını” emreden Allah’tır. Tefsircilerin
                 birçoğu bu anlayışı benimsemişlerdir. 2. Âyetin hükmü kaldırılmış değil-
                 dir, ancak dinde zorlama bulunmadığı hükmü, bütün inkârcılar hakkında
                 değil, yalnızca kitap ehli olanlar hakkındadır. Onlar cizye vermeyi kabul
                 ettikleri takdirde Ehl-i kitap olarak yaşayabilirler. Şa‘bî, Katâde, Dahhâk
                 gibi eski müfessirler âyeti böyle yorumlamışlardır. Yürürlükten kaldır-
                 manın (nesih) bulunmadığı hususunda bu âlimlerle birleşen Ebû Bekir
                 İbnü’l-Arabî’ye göre zorlama hak olan ve bâtıl (haksız) olan diye ikiye
                 ayrılır. Âyet bâtıl olan zorlamayı yasaklamaktadır. Hak olan, ilâhî hüküm-
                 lere (bu mânada hukuka) uygun bulunan zorlama ise meşrûdur ve kâfirler
                 bunun için öldürülmektedirler. Genel hükümden müstesna olanlar ken-
                 dilerinden cizye kabul edilen kâfirlerdir. Hangilerinden cizye kabulü câiz
                 görülüyorsa onlar istisna çerçevesi içine alınmışlardır (Ahkâmü’l-Kur’ân,
                 I, 232). 3. Âyet mensuh değildir, ancak ensarla (sonradan müslüman olan
                 Medineliler) ilgili bir meseleden dolayı gelmiştir, o konuyu çözmüştür ve
                 o hadiseyle sınırlıdır. İslâm’dan önce ensar kadınlarından birinin çocu-
                 ğu yaşamazsa bir adakta bulunur, “Şu çocuğum yaşarsa onu yahudi yapa-
                 cağım” derdi. Bu uygulama sonunda Medine’de oturan yahudi boyları
                 içinde birçok yahudileşmiş ensar çocuğu oldu. Yahudi Nadîroğulları’nın,
                 hiyanetleri sebebiyle Medine’den çıkarılmasına karar verilince artık
                 İslâm’a girmiş bulunan ensar aileleri “Biz çocuklarımızı yahudileştirir-
                 ken o dinin bizimkinden daha üstün olduğu inancında idik. Şimdi ise hak
                 din İslâm geldi, çocuklarımızı onlardan alıp zorla müslümanlaştıralım”
                 dediler. Zorlamayı yasaklayan âyet gelince Resûlullah yahudileşmiş ensar
                 çocuklarına seçim hakkı verdi, Yahudilik’te kalmak isteyenleri İslâm’a
                 girmeye zorlamadı. 4. Bu âyet savaş esirleriyle ilgilidir. Ehl-i kitap olan
                 esirler din değiştirmeye zorlanamaz. 5. Âyetin anlatmak istediği şudur:
                 Kimseyi müslüman olsun diye zorlamayınız; çünkü İslâm’ın gerçekli-
                 ği apaçık ortadadır, zorlamaya ihtiyacı yoktur. Allah kime hidayet nasip
                 ettiyse müslüman olur. Gönül gözü körleşen, aklını hevâsına tâbi kılan



          404
   397   398   399   400   401   402   403   404   405   406   407