Page 407 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 407

2 / BAKARA SÛRESİ · 258



           –ki, bazı kaynaklar bunun, Bâbil şehrini kuran ve kulesini yapan Nemrud
           olduğunu kaydetmiştir– Allah’ın elçisinin davetini kabul etmediği gibi
           onun, insanlara tanıtmaya çalıştığı rabbi hakkında da tartışmaya girişmiş,
           rabbin sıfatlarının ve gücünün kendisinde de bulunduğunu iddia etmiştir.
           Allah  Nemrud’a  servet  ve  iktidar  vermeseydi  “Allah’ın  yaptıklarını
           yapabildiği” iddiasında bulunamayacaktı. Bu nimet ve imkânlar, Nemrud
           gibilerinde inkâra ve zulme, Dâvûd ve Süleyman aleyhisselâm gibilerinde
           ise  şükre  ve  Allah’ın  kullarına  hizmet  etmeye  vesile  olmaktadır.
           Şüphe  yok  ki  Nemrud  insanları  öldürme  ve  diriltme  gücüne  sahip
           bulunmadığını bilmektedir. Buna rağmen demagoji (mugalata) yaparak,
           sözü hakiki mânasından saptırıp hak elçisinin davetine karşı çıkmasının
           gerçek sebebi saltanat tutkusudur; bu dini kabul etmesi halinde zulme
           ve sömürüye devam etme imkânını kaybedeceğini bilmesidir. Nemrud,
           idam mahkûmunu affetmeyi “insanı diriltmek”, suçsuz bir insanı idam
           ettirmeyi de “diriyi öldürmek” sayarak veya öldürme ve yeni canlıları
           hayata getirme fiilinin Allah’a ait oluşu gizli, gözle görünmez olduğu
           için –kendinin bir dahli ve etkisinin olmadığını bildiği halde– bunları
           yaptığını  iddia  etmek  suretiyle  Hz.  İbrâhim’e  karşı  çıkmış,  bunları
           Allah’ın değil kendisinin yaptığını ileri sürmüştür. Aslında rabbin hayat
           vermesi ve öldürmesinin mânası başkadır ve bu mânada Nemrud da,
           başkaları da ne diriltmeye ne de öldürmeye kadirdirler; hatta ecelleri
           geldiğinde kendilerini ölümden kurtarmaya da güçleri yetmez. Ancak
           bu olgudan yola çıkarak tartışmada sonuç almanın güçlüğünü gören Hz.
           İbrâhim, herkesin gözleriyle gördüğü bir vâkıadan hareket ederek ikinci
           bir delil getirmiştir. Güneşin doğudan doğması ve batıda kaybolması
           te’vil götürmez bir gerçektir. Nemrud’dan önce de bu böyle olduğundan
           onun, “Bunu ben yapıyorum” demesi de mümkün değildir. Nemrud’un,
           iddiasında haklı ise yapabileceği şey, güneşin doğuş ve batış yerlerini
           değiştirmektir, Hz. İbrâhim de bunu teklif etmiş, Nemrud söyleyecek söz
           bulamamış ve iddiasının asılsız olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır.
             Kur’an-ı Kerîm’in verdiği bu tartışma örneği, din ve inanç konusunda
           insanları ikna etmek veya inancı savunmak için tartışma yapmanın câiz
           olduğunu göstermektedir. Kelâm ilmi de işte bu nevi tartışmalardan doğ-
           muştur.



                                                                                   409
   402   403   404   405   406   407   408   409   410   411   412