Page 411 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 411

2 / BAKARA SÛRESİ · 260



           ilgili olayda bu yol gösterilmiştir. Yaparak, yaşayarak, deneyerek, olgun-
           laşarak kesin bilgiye ulaşmak “hakka’l-yakîn”dir. Hz. İbrâhim’in öldü-
           rüp parçaladığı, sonra çağırınca dirilip gelen kuşlar hadisesi de hakka’l-
           yakîn yoluyla kesin bilgiye ve inanca ulaşmanın örneğidir.
             Hz. İbrâhim rabbi ile söyleştiğine göre –bu sırada– peygamberdir. Bu
           sebeple onun sorusunu, Allah Teâlâ’nın ölüleri dirilteceği konusundaki
           bir şüpheye veya inkâra bağlamak mümkün değildir. Nitekim yukarıda
           geçen tartışmada bizzat Hz. İbrâhim, Nemrud’a karşı, rabbinin birliğini,
           kudretini ve eşsizliğini ispat için O’nun, yegâne dirilten ve öldüren oldu-
           ğunu açıklamış, bunu delil olarak kullanmıştı. Hz. İbrâhim’in sorusunun
           şüpheden kaynaklanmadığının tamamen ortaya çıkması ve kıssayı dinle-
           yenlerin yanlış anlamalarının önlenmesi için Allah “İnanmıyor musun?”
           diye sormuş, peygamberi de şeksiz şüphesiz inandığını söyledikten son-
           ra maksadını açıklamıştır: “Kalbim tam kanaat getirsin diye!” “Kalbin
           tam kanaat getirmesi” diye çevirdiğimiz itminân kelimesi, “maddî olarak
           hareketin durması, hareket halindeki bir şeyin sakinleşmesi” demek-
           tir. Buradan alınarak zihnin ve vicdanın sakinleşmesine, şüphe, heye-
           can, tereddüt ve ıstırabın son bulmasına da itminan denilmiştir. Dilimize
           geçmiş bulunan tatmin kelimesi de kök ve mâna bakımından itminana
           yakındır. Sağlam haber, düşünce ve gözlem yollarıyla elde edilen bilgiler
           ve bunlara dayanan inançlar da kesindir. Ancak bilgi ve inanç konusu olay
           veya gerçek, bilen ve inanan tarafından duyu organlarıyla hissedilmedik-
           çe ve daha ileri bir basamak olarak bizzat yaşanmadıkça, oluşun içinde
           bulunulmadıkça kalbin ve zihnin gelgitleri bitmez, vehim kabilinden de
           olsa aksini düşünme halleri son bulmaz. Bu haller bilmeye de inanmaya
           da aykırı değildir, bunlara zarar da vermez, ancak bir itminan eksikliği söz
           konusu olur. Allah Teâlâ bir büyük peygamberinin talebi üzerine ölüleri
           nasıl dirilttiğini (diriltme fiilinin işleyişini), fiilin içine peygamberini de
           çekerek onun en üst derecedeki itminan haline ulaşmasını sağlamıştır.
             Allah’ın izniyle öldürülmüş ve parçalanmış kuşların diriltilmesi Allah’ın
           işidir; azîz ve hakîm olan Allah için bu diriltme son derecede basit ve kolay
           bir iştir; bunun bir peygamber elinde, onun çağırmasıyla vuku bulması
           da bir mûcizedir. Allah’ın izin, ilim ve kudretiyle hâsıl olan, gerçekle-
           şen mûcizeleri te’vil etmek, “öldürmeyi, parçalamayı, dağlara dağıtmayı,



                                                                                   413
   406   407   408   409   410   411   412   413   414   415   416