Page 405 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 405

2 / BAKARA SÛRESİ · 256 – 257



             Karşılığında bir ceza öngörülmeyen haramların çiğnenmesi ve farzların
           ihmaline gelince bu alanda müslümanların “emir bi’l-ma‘rûf ve nehiy
           ani’l-münker” denilen “sosyal ahlâk ve düzenin korunması” görevleri
           devreye girmektedir. Bütün müslümanlar bilgi ve ilgilerine göre bu göre-
           ve katılırlar. Ancak bu görevin de öğüt, telkin, ikili ilişkileri ayarlama
           çareleri genel olmakla beraber müeyyide uygulama görevi genel değil-
           dir, devletin veya halkın görev verdiği kurum ve şahıslara aittir. Burada
           da yaptırım uygulanarak yapılan zorlama, müslümanların ceza tehdidi
           altında dinlerini yaşamalarını sağlamaya yönelik olamaz. Çünkü böyle
           yaşanan din din değildir; ibadet ibadet değildir. Zorlamanın gerekçesi
           İslâm’ın hâkimiyet sembollerinin (şeâir), genel ahlâk ve düzenin korun-
           masından ibarettir.

           257. Kendi akıl ve iradelerini düzgün kullanarak sahte tanrılar yerine
           Allah’a imanı tercih edenler O’nun mânevî yakınları (evliya) olurlar.
           Velâyet iki yoldan oluşur: Akrabalık ve iman. Baba, dede, amca... çocu-
           ğun, torunun, yeğenin velisi olduğu gibi mümin kadınlar ve erkekler
           de birbirlerinin velileridir (Tevbe 9/71). Veli, velâyeti altındaki insanı
           korur, menfaatini gözetir, yardımcısı olur, tarafını tutar, sahiplenir ve
           gerektiğinde temsil eder. Bu âyette Allah, imana bağlı velâyet çerçevesine
           kendisini de dahil etmektedir. Bu müminler için büyük bir şeref, güven
           kaynağı ve heyecan vesilesidir. Velisi Allah olan bir müminin elbette yolu
           aydınlık olur, yüce velisi onu karanlıklardan çıkarır, nura ve aydınlığa
           kavuşturur; kalbi huzurlu ve nurlu, zihni berrak, aklı karışıklıktan uzak
           olur, yani mümin için tabii hal budur. Bu normal durumu bozan ârızala-
           rın giderilmesi için de başta “zikir” olmak üzere (Ra‘d 13/28) çeşitli iba-
           detler vardır. Sahte tanrıları veli edinenlerin durumu ise müminlerinki-
           nin aksinedir: Nur yerine zulmet, aydınlık yerine karanlık, huzur yerine
           huzursuzluk, akıl karışıklığı, sapıklık ve anarşi.













                                                                                   407
   400   401   402   403   404   405   406   407   408   409   410