Page 401 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 401
2 / BAKARA SÛRESİ · 256 – 257
ayrılmıştır” ifadesi, bu kaidenin aynı zamanda bir dinî kural ve hüküm
olduğunun karînesini teşkil etmektedir. Bu iki mânayı birleştirerek âye-
ti şöyle açıklamak mümkündür: Zorla imanın ve dindarlığın olmayacağı
ilâhî bir kanundur. Şu halde siz de insanları belli bir dine inansınlar diye
zorlamayınız. Allah Teâlâ’nın insanlara verdiği akıl, hem kendine hem de
onu taşıyan vücuda ve yakından uzağa çevresine bakarak, peygamberlerin
gösterdikleri mûcizeler ve getirip tebliğ ettikleri vahiy üzerinde düşüne-
rek hak dini, doğru yolu bâtıl dinden ve eğri yoldan ayırabilir; yani âyetler
ve açıklamalar sayesinde hakkı bâtıldan ayırmak kolay hale gelmiş olur.
Ortada karışık veya zorlama ile giderilecek bir durum yoktur. Doğru yolu
bulan, hak dine inanan, “nefis, şeytan, şehvet, hırs ve sahte tanrılar” gibi
eğri yolun, sapkınlık ve şaşkınlığın rehberlerini reddeden müminler,
sarsılarak ilerleyen arabaya veya dalgalar üzerinde ine çıka ilerleyen bir
gemiye benzeyen bu hayatta, kopması mümkün olmayan sapasağlam bir
kulpa sarılmışlardır. Düşmezler, sağa sola savrulmazlar; bu kulp saye-
sinde yerlerini, istikrarlarını, sağlıklarını korurlar ve vazifelerini yerine
getirerek yollarına (imtihan ve tekâmül yolculuğuna) devam ederler.
Bugün çağdaşlığın ve medeniyetin en önemli simgesi olarak görülen
insan hakları içinde din ve vicdan hürriyeti ön sıralarda yerini almış
bulunmaktadır. Bu hürriyet, insanların inanmak veya inanmamakta hür
olmalarını, kimseye inanç konusunda zorlama yapılmamasını, iman
ehlinin de inancını serbestçe yaşamasını ifade etmektedir. Açıklamakta
olduğumuz âyet, İslâm’ı din olarak benimsemeyen, İslâmî ifadeye göre
küfrü (inkâr, kâfirlik) seçen bir kimseye zorlama yapılmayacağını, ken-
disine kâfir olarak yaşama hakkı verileceğini açıkça söylemektedir. Ancak
diğer âyetler, hadisler ve uygulamalar göz önüne alındığında karşımıza
iki önemli soru çıkmaktadır: a) Müslüman olmayanlara, İslâm’a girme
konusunda baskı yapılmaması hükmü genel midir, bütün kâfir çeşitleri-
ni içine almakta mıdır ve âyetin hükmü yürürlükte midir (mensuh değil
midir)? b) Din kavramı ameli de içine aldığına göre müslümanları belli
bir amele (farzları yerine getirmeye ve haramlardan uzak kalmaya) zor-
lamak da yasak mıdır? Âyetten bu hükmü de çıkarmak mümkün müdür?
Eski müfessirler birinci soru üzerinde etraflı biçimde durmuşlar ve
sonuçta ortaya şu yorumlar çıkmıştır: 1. Hz. Peygamber Araplar’dan ciz-
403

