Page 397 - Kuran Yolu Meal bildinmi bildinmi.com
P. 397
2 / BAKARA SÛRESİ · 255
Hz. Peygamber, Übey b. Kâ‘b’a “Allah’ın kitabından hangi âyet en büyü-
ğüdür” diye sorup “Âyetü’l-kürsî’dir” cevabını alınca onu tebrik etmiştir
(Müslim, “Müsâfirîn”, 258).
Yine Übey’in hurmasına şeytana tâbi bir cin musallat olmuş; vermeyi,
dağıtmayı seven Übey’i bundan vazgeçirmek üzere hurmayı aşırmaya baş-
lamıştı. Übey mahlûku takip ederek yakaladı. Garip bir şekli vardı. Onunla
konuşunca kimliğini ve maksadını anladı. Kendilerinden nasıl kurtula-
bileceğini sorunca “Bakara sûresindeki kürsü âyeti ile” dedi ve ekledi:
“Onu akşamda okuyan sabaha kadar, sabahta okuyan akşama kadar bizden
korunmuş olur.” Sabah olunca Übey durumu Hz. Peygamber’e aktardı.
Resûlullah, “Habis doğru söylemiş” buyurdu.
Buhârî’de de Ebû Hüreyre’den naklen yukarıdakine yakın bir rivayet
vardır. Hz. Peygamber’e hadiseyi anlatınca şeytan olduğunu öğrendiği
hırsız Ebû Hüreyre’ye şöyle demiştir: “Yatağına yatınca Âyetü’l-kürsî’yi
oku, devamlı olarak Allah’tan bir koruyucun olacak ve sabaha kadar sana
şeytan yaklaşamayacaktır.”
Allah varlığı ezelî, ebedî, zaruri ve kendinden olan, her şeyi yaratan, her
şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve her şeye kadir
olan... yüce mevlânın öz ismidir. Bu öz isim zikredildikten sonra hem
O’nun vahdâniyeti (birliği, tekliği) hem de İslâm’ın getirdiği imanın tev-
hid (Allah’ı birleme, bir bilme) özelliği açıklanmak üzere “O’ndan başka
tanrı yoktur” buyurulmuştur.
Müşrikler elleriyle yaptıkları putlara tapmakta idiler. Bunlar cansız
eşyadan yapılırdı. Canı bile olmayan varlığın ilâh olamayacağını ifade
etmek üzere hemen arkasından “O diridir” buyurulmuştur. Evet Allah
diridir, O’nun hayat sıfatı vardır ve tıpkı diğer isimleri ve sıfatları gibi
bunun da mahiyetini ancak kendisi bilmektedir.
Gerek Araplar’daki gerekse diğer kavimlerdeki müşriklerin çoğu
büyük bir Allah’a inanmakla beraber bunun yanında –her birine bir işlev
tanıdıkları– sözde tanrılara inanmışlardır. Bu inanç tevhide aykırıdır.
Tevhidi açıklayarak başlayan âyet, Allah Teâlâ’nın “kayyûm” sıfatını zik-
rederek “küçük, aracı, özel görevli... tanrılar”a gerek bulunmadığını ifade
etmektedir. Çünkü kayyûm, “bütün varlıkları görüp gözeten, yöneten, bir
an bile onları bilgi ve ilgisi dışında tutmayan” demektir.
399

